“Bakın arkadaşlar, bir ince Mehmet değil, yüz bin ince Memed olsa, böyle yüz bin de dağlarda dolanan atı bulunsa bu halk baş kaldıramaz. Bizim halkımız binlerce yıldan bu yana yoksulluk çekmiş, ezilmiş, çiğnenmiş, bütün insan olma güçü elinden alınmış bir halktır. Böyle bir halk değil baş kaldırmak, korkusundan gözünü bile açamaz, siz keyfinize bakın. İnce Memed de birkaç gün dağda dolaşsın bakalım. Fazla telaşlanmışsınız, telaşlanmayın. Hem böyle bir adam var mı, orası da meçhul”
“Koca Süleyman bana, Abdi gider de yerine Hamza gelirse, dedi…İşte öyle dedi. Dünyada boş olan, işe yaramaz olan hiçbir şey yok, dedi. Uğraşmak haktır. Savaşmak haktır. Dövüşmek, boş olmaz, haktır, dedi”
Ne oldu? Yapmayı unuttuğu birşeyi mi anımsadı birden? Ya da yeryüzünde tek gerçek değerin kendisine verilmiş bu olağanüstü yaşam armağanını korumak, her şeye karşın sağ kalmak, direnmek olduğunu mu anladı giderayak?
Çukurova’da çok insan, dağlarda çok insan, dünyada çok insan, az ağa var. Niye öyleyse ağların başına kartallar gibi çokuşmuyorlar? Çokuşunca ne olacak diye soruyordu Memed
-İnsan hayatının normal amacı dört mevsimde de, yani hayatın dört çağında da fazla hoplayıp zıplamadan yaşamak ve son güne kadar hayat kadehinin hiçbir damlasını israf etmemektir: Ağır ağır yanan bir ateş, ne kadar şairane olursa olsun şiddetli bir yangından daha iyidir. Bu düşündüklerimi gerçekleştirmekle mutlu olacağım, fakat fazla umudum da yok, çünkü bu çok zor bir iş.
Sayfa 196 - Türkiye iş bankası Kültür yayınları·Kitabı okudu