Emrah Gedikoğlu

Emrah Gedikoğlu
@Flyingkoala
Lisans
İstanbul
Samsun, 29 Eylül
28 okur puanı
Kasım 2021 tarihinde katıldı
Yaban-cı
7/10
·214 syf.··
Beğendi
·
2022 6. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 10 Mart 2022 23:41
Dönem olarak bakıldığında birinci Dünya Savaşı yeni bitmiş, bir kurtuluş mücadelesi veriyoruz, Anadolu’da ortalık karmakarışık. Bir tarafta Ankara hükümeti diğer tarafta İstanbul hükümeti, ülkenin bazı bölgeleri işgal altında acayip bir ortam. Böyle bir dönemde anlatabilecek onlarca hikaye çıkabilmesine rağmen bu kitapta anlatılan bambaşka bir durum. Savaşta tek kolunu kaybederek gazi olmuş bir subayın, İstanbul’un işgal altında olması sebebiyle evine geri dönemeyip emir erinin köyüne gidip orada misafir olduğu bir süreçte geçer kitap. Anadolu’ya ve köylüye farklı bir bakış açısı sunar. Köy halkının yaşayışı bir aydının bakış açısıyla dile getirilir. Açıkçası kurtuluş savaşı, Anadolu, halk denildiğinde benim aklıma vatan, millet, Sakarya tarzı bir düşünce gelirken, burada anlatılan köy hiç de öyle bir köy değildir. En fazla dert edilen şey, “aman ürünlerimize bir şey olmasın”. “Düşman gelse ne olacak?”, “Bize ne zarar verecek en fazla bir sene sonra çekip gider.” düşüncesi hakim. Hatta Ankara Hükümeti’nin faaliyetlerine kızgın. “Bir an önce bitse” bakış açısı hakim. Bununla ilgili, kitabın bir yerinde çok bilindik “Bir insan Türk olurda nasıl Mustafa Kemal paşadan yana olmaz?” sözü geçer. Ana karakter Ahmet Celal, köylünün bakış açısıyla “yaban”, Çok cahil bir insan topluluğunu anlatır, sürekli çatışır, hiç kimseyle anlaşamaz ve doğal olarakta köyde dışlanır. Bu süreçte kendisini çok yalnız hisseder. Yakup Kadri Karaosmanoğlu, bu kitapta özellikle de esprili bir anlatım sunmasından sebeple, kitap yayınlandıktan sonra, köylüyü aşağıladığı gerekçesiyle çok sert eleştirilere maruz kalmıştır. Kitabın başlangıcında da bir önsöz olarak bu sert eleştirilere cevabı vardır. Aydın, cahil çatışmasını çok net bir şekilde ele alan eser, o döneme farklı bir açıdan bakmak
İnsan ve Toplum
YabanYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınları · 202154,5bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
9/10
·632 syf.··
Beğendi
·
2022 5. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 02 Mart 2022 16:55
Bu kitabı tek bir cümle ile anlat deselerdi, herhalde “miskinliğin kitabı yazılmış derdim” Oblomov öyle bir klasiktirki literature “oblomovluk” diye bir kavram katmıştır. “Oblomovluk sendromu” bilinçli tembellik, bir sonraki adımın ne olacağını bile bile tembellikten hiç bir şey yapmamak manasında kullanılır. Kitabın ana karakteri Oblomov varlıklı bir ailenin çocuğu olarak herhangi bir maddi zorluk çekmemiş, kendisine küçüklüğünden beri herhangi bir sorumluluk verilmemiş, her işini bir yardımcı yapmış, ayakkabısını bile bağlamamıştır. Ailesi dünyadan göçüp gidince tek başına kalan Oblomov’un başına gelenler mükemmel bir şekilde anlatılmıştır kitapta. Sabahtan akşama kadar üzerindeki hırkasıyla yattığı yerden her işini başkalarına yaptırmaya çalışan bir karakter düşünün. Bazı bölümlerinde miskinlik öyle bir seviyeye çıkar ki bir yandan gülümseyip bir yandan sinirlenebilirsiniz. Daha da garibi Oblomov bu durumdan şikayetçi değil bilakis mutlu. Ama her şeye rağmen Oblomov karakteri acayip sempatik geldi bana. Çok saf kalpli olması bunu sağlıyor sanırım. Oblomov’dan yana herhangi bir ihanete uğramaz kimse. Ayrıca kitapta Rus burjuvazine dair detaylar bulunuyor. Hatta başka milletlerle olan kültür farklarından bahşediyor ama tabi ana mevzu başka. Bu kitapla okurun güçlü bir bağ kurması çok olası çünkü her birimizin hayatında muhtemelen Oblomov olduğu bir durum ya da dönem vardır. Böyle bir mevzunun bu kadar güzel dile getirilmesi etkileyici. Kitabı hiç sıkılmadan zevkle okudum. Bana göre Rus klasikleri içinde yeri çok yukarılarda. Kesinlikle tavsiye ederim. İyi okumalar.
Hayat ve İnsan
Oblomovİvan Gonçarov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,8bin okunma
Arayış
7/10
·148 syf.··
2022 4. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2022 16:14
“ Bir kimse arıyorsa, gözü aradığı şeyden başkasını görmez, bir türlü bulmayı beceremez, dışarıdan hiçbir şeyi alıp kendi içine aktaramaz, çünkü aklı fikri aradığı şeydedir hep, çünkü bir amacı vardır, çünkü bu amacın büyüsüne kapılmıştır. Aramak, bir amacı olmak demektir. Bulmaksa özgür olmak, dışa açık bulunmak, hiçbir amacı olmamak. Sen, ey saygıdeğer kişi, belki gerçekten arayan birisin, çünkü amacının peşinde koştuğundan hemen gözünün önündeki bazı şeyleri görmüyorsun” Dedi ana karakter Siddhartha 137. Sayfada. “Siddhartha” kitabı çocuk yaşlarda ki ana karakterin, hayatı boyunca öz benliğini arayışını konu edinmiştir. Bu süreçte farklı öğretileri deneyimleyip, bir süre dini ritüellere katılıp sonrasında ise bambaşka bir yola girip dünyevi hazlardan oluşan bir süreç geçirmiştir. Nihayetinde gerçek mutluluğun bu tür hazlar ile sağlanamayacağını farkedip, kendi içinden gelen sesi dinleyip enteresan bir sonuca ulaşmıştır. Yazarın özellikle “zaman” ve “nesne” ile alakalı yürüttüğü felsefe, sigortaları yaktırabilir. Kitap birçok okur için ilham kaynağı olabilecek niteliktedir. Bir kez okunup bırakılacak bir kitap olmadığını düşünüyorum. Ara, ara tekrar okunabilir. Ayrıca “turnusol” isimli bir ekşi sözlük yazarının, kitabı ve Hesse’yi “Uzaklarda arama çünkü sen içimdesin“ parçasıyla bağdaştırması beni benden almıştır. İyi okumalar.
Felsefe-Düşünce
SiddharthaHermann Hesse · Can Yayınları · 202446,9bin okunma
9/10
·752 syf.··
Beğendi
·
2022 3. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2022 00:05
“Bir gün tek başına” kitabı, 1959 ile 27 Mayıs 1960 darbesine kadarki süreçte geçmektedir. Doğal olarak siyasi bir eserdir. Kitapta, uzun süredir iktidarda olan demokrat partinin, karşıt görüşler üzerinde kurmuş olduğu baskıcı rejim, Vedat Türkali’nin siyasi bakış açısıyla anlatılıyor. Mesela karşıt görüşlü bazı gazetecilerin tutuklanması, CHP’yi kapatmaya yönelik çalışmalar ya da İsmet paşanın gittiği bir gezide taşlatılması gibi bir çok örneği detaylı bir şekilde anlatıyor. Bu süreçte dönemin aydın kişilerinin yaşadığı bunalım, sıkıntılar dile getirilmiş. Siyasi bir eser olmakla birlikte aynı zamanda tam bir dönem eseri olarak da değerlidir. Kitapta demokratlar, solcular ve kominist görüş çokça geçer. Siyasi olarak herkesin farklı bir görüşü olduğu için, kitapta anlatılanlar bazı okurlara güzel, bazı okurlara ise saçma gelebilir. Fakat edebi olarak bence çok, çok iyi. Zaten defalarca ödüller almış ve Türk edebiyatının klasiklerinden biri olmuş. 748 sayfalık bir eser gayet sürükleyici hiç sıkılmadan okudum. Vedat türkalinin anlatımı gerçekten etkileyici. Özellikle karakterlerin kendi kendilerine konuştukları bunalımlı anlarda verilmek istenen duyguyu çok net bir şekilde alabiliyorsunuz. Karakterlerin yaşadıkları duyguları ruhsal durumları o kadar detaylı ve net bir şekilde aktarıyor ki, o durumu hissediyorsunuz. Mesela Günsel’in defalarca Kenan’ın evini aradığı ve telefona sürekli Kenan’ın eşi Nermin’in çıkıp “alo buyrun efendim” diyerek cevap verdiği bir bölüm var ki, görmüş, duyuş gibi oldum. Muhtemelen kitabı okuyan arkadaşlar ne demek istediğimi daha net anlayacaktır. Final ise bana göre mükemmele yakındı. Spoiler vermek istemediğim için detaya girmeyeceğim. Son olarak bir kaç karakterle ilgili görüşümü belirtmek isterim. Bana göre kitabın baş karakteri Kenan,
Edebiyat
Bir Gün Tek BaşınaVedat Türkali · Ayrıntı Yayınları · 20256,5bin okunma
9/10
·188 syf.··
2022 2. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 08 Ocak 2022 05:52
Hamlet, neredeyse Dünya’nın her yerinde tiyatrosu oynanan bir klasik. William Shakespeare’den okuduğum dördüncü eser. Şiirsel bir yapıyla, kafiyeli olarak yazılmış olmasına rağmen, bir çok satır derin anlamlarla dolu. Bu kadar ince bir kitaptan bu kadar fazla alıntı yaptığım olmamıştı sanırım. Konu olarak en basit tabiriyle “bir intikam hikayesi” denebilir. Fakat kullanılan karakterlerin ifade ettikleri duygular, alıntılar, metaforlar, kullanılan dil, işi acayip bir seviyeye taşıyor. İçerisinde ufaktan aşkta işleniyor diğer yandan kalleşliğin kitabı yazılıyor. Dostluk, sevgi de var entrika da var. Oldukça zengin, bir eser. William Shakespeare roman yazarı olaysaydı, nasıl bir şey olurdu çok merak ediyorum doğrusu. İyi okumalar
HamletWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202358,4bin okunma