Karanlıklar ve ayrılıklar birbirine karışır. Bir göz karmaşasının ardından, bir karaltı; bakılır, acele edilir, geçip gideni yakalamak için eller uzatılır; her olay bir yolun dönemecidir; ve aniden insan yaşlanmış olduğunu fark eder.
Kendini boşuna harcamış olur insan, Dilediğine erer de sevinç duymazsa.
Yıktığın hayat kendininki olsun daha iyi, Yıkmakla kazandığın şey kuşkulu bir mutluluksa.
Sayfa 51 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
İş insanı temizliyor, güzelleştiriyor, kendisi yapıyor, etrafıyla arasında bir yığın münasebet kuruyordu. Fakat iş aynı zamanda insanı zapt ediyordu. Ne kadar abes ve manasız olursa olsun bir işin mesuliyetini alan ve benimseyen adam, ister istemez onun dairesinden çıkmıyor onun mahpusu oluyordu. İnsan kaderinin ve tarihin büyük sırrı burada idi.
Othello, 1600’lerin başında yazılmış bir tragedya. Tiyatro oyunu için yazılmış bir eseri, roman gibi okumak biraz değişik gelsede, sonuç olarak harika bir eser çıkmış ortaya.
İçinde aşk, ihtiras, entrika, kıskançlık, hırs, ölüm gibi duyguları ve durumları mükemmel biçimde anlatmış William Shakespeare.
Kitaptaki kötü karakter IAGO, kötülükte, Victor Hugo’nun Sefillerindeki kötü karakterle yarışır seviyede. Ana karakter Orhello’nun safın önde gideni olması ise üzdü. Hikayenin bir yerden biz Türklere dokunması da ilginçti.
Saf dürüstlüğün her zaman kazanmadığını anlatmış Shakespeare. En azından dünyada.
Bu eserin 400 küsür yıldır insanları etkilemesine şaşırmamak lazım. Kesinlikle okunmasını tavsiye ederim.
İyi okumalar.