"Boşa konuşmak, aşkta da ölümde de, hepsi bir. Umut biter, sadece sözler kalır, kırık, dökük, yaralı, tedirgin, gücenik. Boşa söylenmiş sözlerin azabı, çoğu zaman, hiç söylenmemiş sözlerin azabından ağır. Bazen bir cevap olur, daha beter. Bazen bir bakış olur .... daha beter."
"Tecavüzcünün birini böyle öldürmüşlerdi, görüşe giderken, özel hücrede kaldığı halde, on sekiz yaşında bir çocuk yapmıştı bunu. Hırsızlıktan hüküm gitmişti, üç ay sonra çıkacaktı. Tek nedeni vardı bunu yapmasının, her gün dayak yemek ağırına gidiyordu, cezaevinde hırsızları her sabah ve akşam dövmek, yazılı olmayan bir kuraldır. Katil olup insan yerine konulmak istiyordu o çocuk, dayak yememek, işe gitmemek, koğuşta iyi bir ranzada yatmak."
"Benim de bir özel hayat eşiğim vardı, ne kadar içersem içeyim sadece kendime sakladığım acılarım vardı. Hususi acılar, kamuya kapalı, üzgünüz, sürücünüz bu acının biçimini desteklemiyor."