Benlentilerin üzeceğini biliyorum. Ama yine de bekleyen taraf olmaktan yanayım. Çünkü üzerinde elinden geleni fazlasıyla yapmanın rahatlığı var. Asla eksik hissettirmemişsin. Hep destek olmuşsun. Kendinden eminsin. Ama yine de bir kapı arkasında sinmiş ağlıyorum ve bekliyorum. Beni görmeni, göz yaşlarımı silmeni. Öfkemi,sinirimi için için ağlayarak çözüyorum. Ölesiye bir suskunluk içindeyim. Konuşurlarsa konuşurum, konuşmazlarsa gömülürüm nasılsa bir yerlere. Hayat rutinim bir şekilde devam etmek zorunda nasılsa. Elimde kendimi güçlü hissetmekten başka bir kozum yok. Ağlasam da dik durmaktan başka çarem yok. Çünkü var olan tüm sızıları bir sekilde saniyeliğine dahi olsa unutuyorum. O bir anlık unutmak bana ivme kazandırıyor. Yaşıyorum, yaşayacağım. Kaybederek ya da kazanarak. Beklenti içinde olduğumu da hissettirmeyecek kadar soyutluyorum kendimi her şeyden herkesten. Çünkü tesadüfen anılmalara, doğaçlama sevgilere, içten gelen her seye nasılsa tamamım. Söylemeden düşünülen ve hissettirilen her duygu daha derin izler bırakıyor. Hiç unutmam ne kadar çok kızsa da babamın beni gıyabımda hep övmesine içten içe çıldırıyorum. Evet çıldırıyorum çünkü duygularımı asla naif biri gibi yaşayamıyorum. Ama sanmayın ki dışa vuruyorum. İçimde coşar İçimde taşarım İçimde yaşarım. Bir gün okuyacaksınız beni ve hayretler içinde kalacaksınız. Sayın gönlü de gözü de kör sevdiklerim. Ölünce kıymete binmek istemesemde öyle olacağım farkındayım. Yerin altı üstünden iyiyse rüyalarınıza kötüyse yine anılarda kalacağım. Hadi hoşçakalın..