Ben, el ayak çekildikten sonra odamın kapısını sürmeleyip kitaplarımla baş başa kalmak saatini dört gözle beklerim. Çünkü, bu ömrümün bütün hazin sergüzeştini ve yaşadığım anın ağır sıkıntısını unuttuğum tek saattir.
Ama öğle sıcağı çabuk geçiyor, akşam ve gece geliyor, akşam ve gece ise insanın bitkin ve yorgun, tatlı tatlı uyuyabileceği sakin sığınağına dönüş zamanıdır...