Burhan Yeşilyurt

Burhan Yeşilyurt
@GregorSamsa1
Edebiyat Öğretmeni
Üniversite Mezunu
Antalya
6 okur puanı
Temmuz 2015 tarihinde katıldı
Bütün cinayetlerinin sorumluluğu tapma gücündedir: Bir Tanrı’yı yakışıksızca seven kişi, başkalarını da onu sevmeye zorlar, buna razı olmazlarsa onları yok etmeye de hazırdır. Hiçbir hoşgörüsüzlük, ideolojik taviz vermezlik veya din yayıcılığı yoktur ki, şevkin hayvani temelini açığa vurmasın. ___________________________________
Sayfa 37 - Metis Yayınları
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Hatıralarımız bize aittir elbette, ama küçük, gizli kapıları bulunan kimi mülklere benzerler; çoğu kez bu kapılardan bizim bile haberimiz yoktur, bir komşumuz bize bu kapılardan birini açtığında, daha önce hiç görmediğimiz bir köşesinden kendi evimize girmiş gibi hissederiz.
Sayfa 80 - YKY Yayınları
Fakat Allah kahretsin! İnsan anlatmak istiyor albayım, öyle budalaca bir özleme kapılıyor. Bir yandan da hiç konuşmak istemiyor. Tıpkı oyunlardaki gibi çelişik duyguların altında eziliyor. Fakat benim de sevmeye hakkım yok mu albayım? Yok. Peki albayım. Ben de susarım o zaman, Gecekondumda oturur anlaşılmayı beklerim. Fakat albayım, adresimi bilmeden nasıl bulup anlayacaklar? Sorarım size, nasıl kim bilecek benim insanlardan kaçtığımı? Ben ölmek istiyorum sayın albayım, ölmek. Bir yandan da gözucuyla ölümümün nasıl karşılacağını seyretmek istiyorum. Tehlikeli oyunlar oynamak istiyor insan, Bir yandan da kılına zarar gelsin istemiyor. Küçük oyunlar istemiyorum albayım. Kelimeler, kelimeler albayım, bazı anlamlara gelmiyor.
İletişim Yayınları·Kitabı okudu
“Caddeden gelip geçen insanlara bakarken, hiçbir şey bitmiyor diye mırıldandım. Hele geçmiş, hiç bitmiyor. Herkes geçmişini çoğaltıyor sürekli. Bunun için akşamları birbirlerine misafirliğe gidiyorlar söz gelimi. Birbirlerine tepsiler, tabaklar ve kadehler dolusu geçmiş sunuyorlar. Bir o kadarını da hatıra defterlerinde, fotoğraf albümlerinde, çekmecelerde ve belleklerde saklıyorlar. Ben, tiksiniyorum geçmişimden.”
İletişim Yayınları·Kitabı okudu
Bir kitabı okurken geçen iki saatin, ömrümün birçok senelerinden daha dolu, daha ehemmiyetli olduğunu fark edince insan hayatının ürkütücü hiçliğini düşünür ve yeis içinde kalırdım.