Arabaların sesi, sisin içinde sürekli duyuluyordu. Bu sesler sise karışıyor, sisi daha da yoğunlaştırıyordu. Arabaların farları da bu sisin içinde, külün içindeki son korlar gibi parlıyordu.
Kitabımızı özetlemek gerekirse Oran şehrine fareler tarafından yayılan veba virüsünün şehir insanlarını nasıl etkilediğini anlatıyor. Fakat olay akışı dışında, kitabın diğer kısmında salgın hastalıkların, ölümlerin, yaşama arzusunun, hayatın gelip geçiciliğin vb. insanlar üzerindeki psikolojik etkileri anlatılmaktadır.
Kitabımız 1947 yılında yazılmış olmasına rağmen karakterlerin onlara göre yeni olan bu karantina sistemine ve diğer olaylara verdiği tepkiler şu an dünyaca yaşadığımız korona salgınında günümüz insanın verdiği tepkilere benzemesi yönünden romanın gerçekçiliğini koruyor.
Beni en çok etkileyen yerlerden biri, şimdilik vaka sayısının 0 olmasıyla birlikte insanların tekrar sokaklara dökülüp hiçbir şey yaşanmamış gibi eski hayatlarına çok hızlı bir şekilde tekrar adapte olmasıdır. Oysaki bu virüsün özelliği, yıllarca uykuya dalabilmesi ve uygun ortam oluştuğunda bir canlı vasıtasıyla aktif hale gelebilmesidir. Bu durum içten içe bilinmesine karşın insanın umursamazlığı ve yaşama arzusu ağır basmıştır ve eski keşmekeş hayatlarına sevdiklerinin de kayıplarıyla tekrardan geri dönmüşlerdir. Manidar.
Yakın zamanda yaşadıklarımızı bir de geçmişteki insanların bakış açısıyla okumak isterseniz bu kitap tam size göre. İşin psikolojik ve felsefi boyutuyla birlikte tabii ki. İyi okumalar.
Atlattığımız pandemiyi Veba romanı üzerinden okumak ve romanın insana kazandırdığı bakış açıları üzerinde düşünmek çok kıymetli gerçekten. Hiçbir şey yaşanmamış gibi davranmak konusuna gelince, ülke olarak bu konuda üstümüze yoktur. Ne covit salgını ne deprem ne de bambaşka felaketlerden bir şeyler öğrendiğimiz, tedbir aldığımız yok. Covit salgını, binlerce insanın öldüğü deprem hiç olmamış gibi yaşamıyor muyuz?
İnsanın umarsızlığı hassas kalpleri şaşırtmaya devam ediyor acımasız gerçekliğiyle. Ne diyor #Dostoyevski #Suç ve Ceza'da "Önce biraz ağladılar, ama alıştılar şimdi. Aşağılık insanoğlu her şeye alışır."
Ne kadar güzel özetlemişsiniz… Veba’yı sadece bir salgın romanı gibi değil, insanın hafızası ve unutma biçimi üzerinden okumak benim için de çok sarsıcıydı. Düşüncelerinizle metni benim için daha da derinleştirdiniz, teşekkür ederim🫶🏻
İyi ve kötü insanoğlunun içinde mücadele eder durur. İnsan iyiliği ve kötülüğü o zamanki şartlara göre kullanıyor. Bence iyi veyahut da kötü insan diye kavram yok.🙂