Duygusal olarak olgunlaşmamış ebeveynlerin çocukları,genellikle öfkelerini bastırır ya da bu öfkeyi kendilerine çevirirler. Belki de öfkelerini doğrudan ifade etmenin çok tehlikeli olduğunu ya da öfkelerinin farkında olmayı bir suç olarak görmeyi öğrenmiş olabilirler. Öfke bu şekilde içselleştirdiğinde,insanlar kendilerini gerçekçi olmayan bir şekilde eleştirme ya da suçlama eğiliminde olur.
Kızgınlık hatta öfke, terk edilme duygusuna uyum sağlamak için verilen bir tepkidir böylece duygusal açıdan sağlıksız olan durumu protesto etmek ve değiştirmek için bize enerji verir.
Yakın ilişki kurma becerisi düşük olan ve duygusal olarak olgunlaşmamış ebeveynlerlerle ilişki kurmaya çalışıyorsanız,bu etkileşimlerin sizi sınırladığını, susturduğunu ve yok saydığını düşünebilirsiniz. Her ne kadar ebeveynleriniz daha samimi, daha nazik görünse de başkalarının ilgi alanları söz konusu olduğunda gösterdikleri ilginin derecesi oldukça düşüktür. Birine bağlanmanın bir yolunu bulmak için yıllarca uğraşmış ve defalarca duyulmadığınızı, görülmediğinizi hissetmiş olabilirsiniz. Muhtemelen ebeveynlerinizin duyarsızlığıyla birlikte çileden çıktığınız birçok an olmuştur.
Duygusal olarak olgunlaşmama durumu insanların stresle basa çıkabilme ve başkalarıyla duygusal yakınlık kurma becerilerini zayıflatır. Duygusal olarak olgunlaşmamış insanlar, genellikle duygusal ve entelektüel gelişimlerini kısıtlayan bir aile ortamında büyürler.Sonuç olarak, hayata aşırı basitleştirilmiş bir şekilde bakarlar ve olayları kendi becerileriyle başa çıkabilecek düzeye getirirler.Böylesine sınırlı bir benlik hissine sahip olmak,onları benmerkezci yapar ve diğer insanların duygularına ve ihtiyaçlarına karşı hassas olma becerilerini zayıflatır. Onların tepkisel duyguları, nesnellikten yoksun olmaları ve duygusal yakınlık kurma korkuları, özellikle çocukları söz konusu olduğunda yakın ilişki kurmalarını zorlaştırır.
Duygusal olarak olgunlaşmamış ebeveynler, çocuklarının fiziksel ve maddi ihtiyaçlarını karşılama konusunda iyi bir iş çıkarabilirler. Bu ebeveynler, yemek, barınma ve eğitimle ilgili her konuda çocuklarının her ihtiyacını karşılarlar. Fiziksel,somut yani elle tutulur şeyler açısından bu tür ebeveynlerin çoğu ellerinden gelen her imkânı çocuklarına sunduklarından emin olurlar. Ancak duygusal ihtiyaçlar söz konusu olduğunda, çocuklarının ihtiyaçlarını bilmemektedirler.