Önüne bütün dünyayı sererek külhanda oturmak ile azade bir kalp taşıyarak aşkın cennetinde oturmak arasında onu serbest bırakmak gerekmez mi; bırakalım kararı o versin!
Bizi ikna eden şey, kesin bilgilerden ziyade adetler ve örneklerdir ve bununla birlikte oy çokluğu, keşfedilmesi biraz zor hakikatler için kıymeti bulunan bir kanıt değildir, çünkü, tek bir kişinin o hakikatleri ortaya çıkarması, bütün bir halkın bunu başarmasından çok daha muhtemeldir; böylece bana, kanaatlerini başkalarınınkine tercih etmek gerekir gibi gelen herhangi bir kimse göremiyordum ve bu durumda kendi yolumu kendim bulmaya teşebbüs etmek zorunda kaldım.
...
+Jem, bana kalırsa tek bir tür insan var. İnsanların hepsi insan.
...
-"Ben de öyle düşünmüştüm," dedi sonunda. "Senin yaşındayken. Yalnızca tek bir tür insan varsa, o zaman neden hiç geçinemiyorlar? Hepsi birbirine benziyorsa, niçin özel bir çaba harcayarak birbirlerini aşağılıyorlar, Scout, galiba bir şeyleri anlamaya başlıyorum. Galiba Öcü Radley'in bunca zamandır evden çıkmamasını anlamaya başlıyorum... Dışarı çıkmamak istediği için içeride kalıyor."
Yunus! dedi, parmağını kalbimin üzerinde gezdirerek:
+Burası kalbinin en değerli yeridir.Burada siyah bir nokta vardır,Canın canı, sevenin canı buradadır.O nokta, yoğun bir damla kandan ibarettir.Adına 'Süveyda' yahut 'Sevda' derler.Siyaha çalan rengi yüzündendir bu isim..
Çünkü sevda, kara talih içinde, o kara kan damlasında büyür..
Bütün tecelli denizleri, aşk fırtınaları, işte o bir damla kanda dalgalanıp çırpınır.
Aşırı sevgi bu damlayı tahrip edip dağıtırsa,parçaları bütün vücuda dağılır.
Aşk işte bu dağılmanın adıdır..Aşık ne yaptığını bilmez olur...