Hilal Doğan

Hilal Doğan
@Hilal_kitapsever
Merhaba, ben Hilal. Hayalim hayatlara dokunmaktı ve çocukları çok seviyordum, bu yüzden sınıf öğretmenliği mesleğini seçtim ve hayallerime adım adım yaklaşmanın heyecanını yaşıyorum.
Sınıf öğretmeni
Gazi Üniversitesi
3 okur puanı
Ocak 2023 tarihinde katıldı
"Öğretmenler cesur olmalı. Çocuklara sunduğumuzun ne kadarının onlar tarafından alındığını asla bilemeyiz, her birinin kendisine has bir öğrenme tarzı vardır ve öğrendiklerinin birer parçası haline gelerek dünya ile baş ederler. " " Söyleyecek çok şey var. Ve söylenmeyecek de! Bazı şeylerin söylenmemesi daha iyidir. Ancak söylenmemiş şeyler bazen yük haline gelir. "
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Yalnız Bir Avcıdır Yürek
"yüzü parça parça olmuş da onları bir arada tutamıyormuş gibiydi. Yemek için duyulan açlıktan çok, çok daha kötüydü bu duygu, ama yine de ona benziyordu. İstiyorum-istiyorum-istiyorum, bütün düşünebildiği buydu... ama istediği şeyin gerçekten ne olduğunu bilemiyordu." "Büyüklerden daha çok dikkat edersin onlara, öyle değil mi?" "Bir çocukta daha çok umut vardır da ondan." "Yani gitmiş olan gerçekten ölmüş olmuyordu da büyümeye devam ediyordu, yaşayanın ruhunda ikinci bir yaşam niçin yaratılıyordu? Niçin?"
Küçük Kadınlar
"komik olacak ve rahat ediyorsam maskara olmak umurumda değil." "Sürekli yeni sayfalar açıyorum ve onları mahvediyorum, tıpkı yazı defterlerimi mahvettiğim gibi; öyle çok başlangıç yapıyorum ki hiçbirinin sonu gelmiyor." "Ara sıra şu alelade dünyada kitaplardakine benzer şeyler de yaşanır ve bu büyük bir keyiftir."
Dorian Gray'in Portresi
Birini çok beğendiğimde adını kimselere söylemem. Onun kişiliğinden bir parçayı yabancılara vermek gibi gelir bana. Doğal davranmak da rolden başka bir şey değildir, üstelik bence rollerin en sinir bozucusudur. Herkesi seviyorsun, bu da herkese karşı hissizsin demektir. İnsanın gençliğine dönebilmesi için çılgınlıklarını yinelemesi yeterlidir. Kader insanla yaptığı al-ver ilişkilerinde alacak defterini asla sıfırlamıyordu.
Gör Beni
Kabul edilmesi en zor gerçekle yüzleşmek insanı sükûnete boğardı. Ruhu göremeyenler için şekil daima güneşti. Bilmeyenlerin arasında bilen olmak en büyük lanetti. Dinlemeyenlerin arasında duyan olmak ise felaketti. Merakları ortak olan varlıklar bir gün birbirlerini mutlaka bulurlar. Birini görmek, adını bilmek, selamını almak değildi ki tanışmak. Birbirimize bulaştırdığımız düşünceler, fikirler, duygular olmadan nasıl tanışıklık olsundu... Gerçek tanışma, fikrin hissini karşındakine bulaştırmak değil miydi? Önce insan olacaksın, sonra Müslüman ya da Hristiyan ya da Yahudi... Tüm bu dinler, insana insanlığı öğretebilmek için sunulmuşlar. Sen, insan olmayı başarabilmek için doğduğunu anlamadıysan, hangi dine inandığının hiçbir anlamı yok. Çünkü din gidilen bir yoldur, varılan yer değil. Krizlerimiz baskıladığımız yerde yoğunlaşıp artık baskılanmayacak bir basınca gelince, yani ruhumuzun kömürü elmasa dönüşünce, duygularımız bir yanardağın volkanı gibi bilincimizin en derininden öyle çıkarlardı ki yüzeye, hallerimize bulaşır, karakterimiz işte o zaman yüzeye ulaşırdı. İnsanın kazanamayacağı tek savaş kendisiyleydi. Ama o yenilgi öyle kıymetliydi ki... işlevsiz düşüncelerimiz, gereksiz bilmişliklerimiz, ezbere hallerimiz içimizdeki meydanlarda verilen muharebelerde ayıklanıyor, karakterimiz bu yenilgilerden doğuyordu. Bulaştıracak fazla sevgisi olanlar karşındakinin korkaklığını umursamazlardı! Sokakta yaşayan hayvanların sevgisi hep fazlaydı. Sevgi kesinlikle bulaşıcıydı! Belki de hayvanlar kendi sevgi açlıklarından değil, aslında kimin sevgiye ihtiyacı olduğunu hissettiklerinden takip ediyorlardı peşlerine takıldıkları kişileri belki de gerçekten yanlış anlaşılıyordu. Sorumluluk almaktan kaçarken sevgiye fırsat vermeyen kuru bir yaşama mı dönüyordu