Kubilay Atmaca

Kubilay Atmaca
@Hindbrain
Sırt Çantalı Ex nihilo nihil fit, et in nihilum nihil potest reverti.
Her şeyi süpürebilirsin; Sonbaharı süpüremezsin.
Sayfa 104
Şiir
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Batan bir gemi yavaş yavaş çöker; direkler, serenler, bayraklar, armalar su üstünde dağılır. Kanayan tekne ölüm okyanusunun dibinde mücevherlerle donatır kendini, pişmanlık bilmeyen çözülüşü başlar yaşamın. Adsız bir yokedilmezlik olmuştur artık gemi. Gemiler gibi insanlar da batar tekrar tekrar. Anılarıdır onları tam bir dağılmadan kurtaran. Şairler ilmiklerini bırakırlar: dokuma tezgâhlarına bakıp giden insanlara, tutunmaları için uzatılan saman saplarıdır bunlar. Hortlaklar tırmanırlar su içindeki basamaklara, imgesel çıkışlar yaparlar, baş döndürücü düşüşler yaparlar, sayıları, tarihleri, olayları ezberlerler, ağır sıvıdan gaza, gazdan sıvıya geçerler. Değişen değişmeleri kaydedebilecek yetenekte beyin yoktur. Hiçbir şey olmaz beyinde hücrelerin ağır ağır çürümesi ve çözülmesi dışında. Ama kafalarda adlandırılmamış, belirlenmemiş, sınıflandırılmamış dünyalar oluşur, parçalanır, birleşir, erir ve karışırlar durmadan, düşünceler, iç yaşamın değerli taşlarla bezenmiş yıldız burçlarını yaratan, yok edilemez öğelerdir us dünyasında. Bunların yörüngelerinde yürürüz, karmaşık çizgilerini izleyerek istediğimiz gibi dolaşabiliriz, ama ele geçirmek istediğimiz zaman onların tutsağı olur, onlar tarafından yönetilmeye başlarız. Dışarıdaki her şey us makinesinin yansıttığı görüntülerdir.
Sayfa 292
Roman
Tıpkı sevgili dostlarını yemeye iğrenen, günün birinde onları sofralarına koymaya son veren atalarımız gibi; tıpkı günümüzde olduğu gibi, et yiyenler arasında, insanın asil yoldaşını, atı, veya evimizde beslediğimiz hayvanları, köpek ve kediyi yemeyi reddeden bir sürü insan var, yani emeği mısırımızı yetiştirmeye yardım eden öküzün kasını çiğnemek ve kanını içmek bizim için nahoş bir şey. Kesime gönderilen koyunların melemesini, tosunların böğürmesini, domuzların inlemesini ve insanın içine işleyen feryatlarını artık duymak istemiyoruz. Dehşet saçan bıçaklarıyla eli kanlı adamların karkasları astığı, kan derecikleri ve sıra sıra keskin çengellerin bulunduğu katliamın uğrak yerlerinden geçtiğimiz iğrenç dakikayı kısaltmak için hızlıca yürümek zorunda kalmayacağımız zamanın hayalini kuruyoruz. Bir gün bundan böyle kuyumcu ve manifaturacılarla yan yana, ve eczanenin karşısında, veya iyi seçilmiş meyvelerle dolu, veya kitaplar, oymalar veya heykelcikler, ve sanat eserleriyle dolu bir vitrinin yanı başında cesetlerin kaynadığı kasap dükkanları görmeyeceğimiz bir şehirde yaşamak istiyoruz. Göze hoş gelen ve güzellikle uyum içinde bir çevre istiyoruz.
Sayfa 16
Felsefe
Hayat ne kadar da aşağılık, iğrenç bir şey! Görüyorsun ya, istemediğin halde sana verilmiş olması, iradene, hatta iradenin yanılsamasına bile hiçbir şekilde bağlı olmaması, aşağılık, iğrenç hale geimesine yetiyor. Ölmek, tepeden tırnağa farklı hale gelmektir. İntihar işte bunun için bir alçaklıktır, kendini tamamen hayata bırakmak anlamına gelir çünkü.
Sayfa 294
Anlatı