Modern dönemden artık günümüze yakınsak bir mercekle baktığımızda insan denen canlı formu copy-pase diyagramı altında kendi benlik ve kimliklerini sığlaştırmaktadır. Hatta bunu özgürlük ve hür iradesiyle var etmektedir. Bu bağlam ve bağıntı perspektifinde insan denen harmoni varoluşsal edim ve erdemlerin kaybetmekle birlikte, teknolojininde etkisiyle kendini yeniden inşa etme çabasına girişmiştir. Ve bu girişimi reel dünya da değil yapay zekaların yönettiği sanal gerçeklik ve yazılım mimarisinin iktidarına bırakmıştır. O zaman insan bu cümlelerden hareketle inden çıktığını sanıp başka bir ine girdiğini sanmaktadır diyebilir miyiz?