Homongolos

Philip'in talihsiz bir özelliği vardı: Mahcubiyetten yahut atalarından gelen bir tür mağara adamı mirası yüzünden, ilk tanışmada insanlara karşı daima antipati duyardı; bu ilk izlenimden kurtulabilmesi de onlara alışana dek mümkün olmazdı.
Sayfa 127·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Sevgilinin hayaline, onun realitesinden daha büyük bir düşman olmadığını bilirsin, değil mi?
Sayfa 370·Kitabı okudu
"O"nu bir daha görmeyeceğine kanaati vardı. Ümidi olsa yine parmaklarında günleri saymaya başlayacak; saatler gün, günler yıl gibi uzayacak, kararsızlıklar içinde isteyecek, bekleyecek, perişan olacaktı. Fakat "O" bir daha mezarlarından dönmesine imkan olmayan ölüler gibiydi. Ölüler nasıl hazin, sakin, ümitsiz, mütevekkil bir tevekkül bir perestişle(tapınma) sevilirse bu genç kız da "O"nu öyle seviyordu. Ölülerden görülen fenalık nasıl unutulursa o da "O"nu öyle affediyordu.
Sayfa 185·Kitabı okudu
İlginç...
İnsan, gölgesini duvarda başsız görürse, hemen o yıl ölürmüş.
Sayfa 53·Kitabı okudu
Edebiyat
En nihayetinde atasözüde gözden ırak olan gönüldende ırak olur, demez miydi. Atasözlerinin bizleri sürekli olarak kandırdıkları sonucuna vardı
Sayfa 202·Kitabı okudu