Agatha Christie her zamanki gibi çok güzel bir dedektif kitabı yazmış. Son sayfasına kadar gerçekte kimin katil olabileceğini çözmek çok zor. Romanı öyle güzel bir şekilde yazıyor ki son sayfalarına kadar katilin o mu yoksa bir başkası mı olduğunu bilmek imkansız neredeyse.
Kitapta yine toplu bir şekilde oturulurken içlerinden birisinin intihar ettiği söylentisi ile başlıyor hikaye. Gerçekte intihar mı etti yoksa öldürüldü mü karakterimiz? İntihar ettiyse intihar etme sebebi neydi veya katil varsa ortada niçin öldürdü karakterimizi?
İşte yazarımız kitapta bize bu hikayeyi anlatıyor sizce katil kim son sayfadan önce anlayabilecek miyiz acaba?
Şampanyadaki ZehirAgatha Christie
Prens kitabında yazarımız bir ülkeye prens/kral nasıl olunur ve prens olduğun zaman o koltukta nasıl başarılı bir şekilde kalınır onu anlatmak istemiş yaşadığı zamandaki prenslere.
Bir ülkenin prensi nasıl ve hangi koşullarla hangi yollarda olunur ve prens olarak ne yapılmalıdır askerlerini ve halkını nasıl elinde tutmayı başarabilirsin gibi konuları ele alarak prensler/krallar için bir elkitabı yazmıştır.
PrensNiccolo Machiavelli
Efsuncu Baba inançlarımızın yani inandığımız şeylerin sorgusuz sualsiz kabul edilmemesi gerektiğini yoksa o inançlarımızla aldatılabileceğimizi anlatıyor.
Körü körüne bağlı olduğumuz inançlarımızla ne kadar da kolay kandırılabiliyoruz aslında.
Efsuncu Baba da efsunlara, definelere inanan bir insandır. Ve bir gün Binbirdirek Sarnıcı’nda efsuna göre tanışacağı iki kişiyi görür ve onları da define aramasına dahil eder. Ve bir kuyuda bulunan hazineyi aramak için yola çıkarlar. Acaba gerçekten de hazine var mıdır? Yoksa bu bizim hayal gücümüzün bir ürünü müdür?
İşte kitap bunu anlatmaktadır. İyi okumalar :)
Efsuncu BabaHüseyin Rahmi Gürpınar
Kitapta ana karakterimiz Dorothy ve köpeği Toto ile bir kasırga esnasında ile yaşadığı ev ile beraber havalanıp bir başka diyara gider. Gittiği yer ise Oz diyarıdır. Dorothy buradan teyzesinin yanına Kansas’a gidebilmek için Oz diyarındaki en büyük en güçlü büyücü olan Oz’dan yardım istemek için yola düşer. Yolda ise birkaç kişi ile tanışır ve onlar da Dorothy ile beraber büyücü Oz’dan kendileri için birer istekte bulunmak için yola düşer. Korkuluk bir beyin, Teneke Adam bir kalp ve Aslan ise cesaret istemek için büyücü Oz’a gitmeye karar verirler. Böylece uzun ve yorucu bir yolculuğa çıkarlar. İşte kitabımızı bu yolculuğu anlatmaktadır.
Oz BüyücüsüL. Frank Baum
Yazarın kendi dünyasında yaşadığı iç karartıcı yaşamını bu kitabına tam anlamıyla yansıtmış diyebiliriz. Gerçek hayatta yaptığı intihar girişimlerini kitabında da betimlemiş ve bu hayatı yaşamama istediğinden ötürü kitabı fazlasıyla buhranlıydı. Kitaptaki karakter yaşamında ciddiye alınmayacağı düşüncesiyle sürekli kendini şaklabanlık yaparak yaşamaya çalışmış ve aslında iç dünyasında yaşadığı hüznü gizlemek amacıyla her şeyi şakaya vurarak kendini insanları güldürmeye adamış. Ya da şöyle de denebilir iç dünyasındaki hüznü gizlemek amacıyla kendisini herkese dünyayı umursamayan şakacı bir birey olduğunu göstermeye çalışmış olarak da yorumlayabiliriz.
İnsanlığımı YitirirkenOsamu Dazai