Tanrım, değiştirilebilen ve değişmesi gereken şeyleri değiştirme cesaret ve gücünü; değiştirilemeyecek şeyleri olduğu gibi kabul etme olgunluğunu ve ikisi arasındaki farkı anlayabilecek bilgeliği bana ver.”
On altısında öldü, altımışında gömüldü
dediğimiz kişiler vardır. Tamamiyle ait olma içinde geçen bir hayat; kendi hayatlarının anlamlarını
başkalarının vermelerini beklerler. Bu insanlar için diğer insanların algılamalarının dışında başka bir
realite yoktur; başka insanların ne dediği, ne gördüğü onların gerçeklerini tayin eder.