Uyumsuz şimdiki zamanla yazılmasına rağmen kendini bir günde okuttu kuralsız da öyle, kitapta açık ara en iyi karakter Tris'di bazen yaşından dolayı yanlış şeyler yaptı belki ama her zaman en mantıklı kararı Tris verdi. Kitaplar çok güzel ilerliyordu ta ki Tris'in öldüğünü öğrenene kadar. Aynı zamanda tüm sistemin çöküşü neredeyse iki kitapta anlatılırken yeni bir düzenin sadece bir kitaba sığdırılması bana çok garip ve eksik geldi. Üçüncü kitap elimde olmasına rağmen sadece sonunu okudum onu bile tam okuyamadım çünkü ciddi anlamda bir ağlama krizine girdim. İki gün boyunca aklıma geldikçe ağladım. Tek bir kurşunla ölmüş olmasına mı sinirden ağladım, en sevdiğim karakterin ölmesine mi yoksa kötü sonlu bir kitap olduğunu öğrenmeme mi bilmiyorum. Kitapta mükemmel bir aşk gördüklerine dair yorumlar okudum ama sanırım ben göremedim? Olaylara koşturmaktan ben pek aşk yaşamadılar ki. İkisini okumayı seviyordum ama yanyanayken topluluk ve ülkeyi kurtarmak dışında konuştukları hiçbir şey olmadı hak veriyorum ama bari sonrasında bunları konuşacak gerçekten birbirlerini tanıyarak aşık olacakları zamanları olsaydı. Kız neler çekti sonra gitti gerizekalı kardeşinin yerine öldü gerçekten aptallık. Ve sadece 16 yaşındaydı böyle ölmek zorunda mıydı? Bari daha iyi bir ölüm ayarlasaydı. Sanırım bu zamana kadar dizilerde filmlerde dayatılan bir kez aşık olma ya da asla unutamama olaylarına fazla kendimi kaptırdım öldüğünü okuduğumda aklıma direkt Tobias geldi çünkü biliyordum ki o sadece 18 yaşında ve elbette unutacak bazen hatırlayıp üzülecek içinde yaşadığı, ülkenin kurulmasını sağlayan, düzeni getiren kadını unutacak ve yeni birini bulacak. Kalbim çok kırık. Sanki kötü sonla bitsin diye yazılmış bir kitaptı sonu yüzünden seri o kadar gözümde düştü ki. Ama Tris'in yeri bende hep ayrı