Beğendiğim minik kısımlar olmasına rağmen genel olarak kitabı beğenemedim. Kullanılan dilin veya çevirinin bu düşüncemde etkili olduğunu düşünüyorum; bazı cümle ve paragraflar mesajı dolandırarak veriyordu, bunu sık sık gördüm.
Ayrıca, kitabın başka bir toplumdan çıktığını ve sorunların farklı olduğunu farkettikçe kopmalar yaşadım, özellikle kitaptaki diyaloglar yabancı kaynaklı olduğu için; verilen örnekler olsun, çevirideki duygu ifadeleri veya Türkiye'de sık kullanılmayan terimler gördükçe, kendimi veremedim bir türlü.
Kısım kısım da yazarın yaklaşımının çok küçümseyici olduğunu düşündüm; depresyondaki kişiler için, çok basit şunu şunu şunu yapacaksın ve zamanla geçecek gibisinden bir yaklaşım var sanki :) belki de doğrudur bilmiyorum. Kendimi gördüğüm bazı örneklerdeki yaklaşımında da aynı şeyi hissettim, yazarımız bir İsa gibi elini değdirdiğini ufak bir diyalogla iyileştiriyor... sürekli bir polayanacılık var gibi.
Tabi bunların yanında, bazı psikolog ölçme/form bölümlerini güzel, yansıtıcı ve öğretici buldum. Yukarıda da bahsettiğim gibi, kısım kısım güzel cümler, paragraf, örnekler de vardı. Bunlardan da anlamlı mesajlar çıkardım.
Yalnızken zevk aldığınız şeyler nelerdir? Hiç setinizde iyi bir müzik dinlediğiniz mi? Bahçede çalışmaktan hoşlanır mısınız? Koşu? Marangozluk? Yürüyüş yapmak?