Onur Gökgöz

Onur Gökgöz
@K1turuncu
Okuduklarım, kafamın içinde yaşadıklarım kadar etmiyor. Dram içeren hiçbir hikaye, aklım kadar acı değil...
Kendini eğitmen
Okuyorum:)
ufak mayın tarlası
Erzurum, 7 Kasım 2006
10 okur puanı
Ocak 2022 tarihinde katıldı
Bazı şarkıların notaları, insanın çektiği acılardır.
Sayfa 15
1000Kitap
Onur Gökgöz isimli okura yanıt verildi
Onur Gökgöz
Yakup Özel sevmek dediğimiz şey öncelikle her şeyden vazgeçebilir olmaktır ama haklısınız: ben ne arzularımı ne de egomu ardıma alamadım. Benim yüzüme her baktığında yüzleştiği ilk şey bunlardı. Ben bir kadını sevmedim, bir kadın terk etmedi beni; ben bir hayal kurdum ama bu hayal adına hiçbir şey yapmadım, seviyorum sandım ama sevgi nedir tanımamışım... Ayrıca Neden başım eğik gezmeyeyim ki? Elbette sevmek büyük bir gururdur, yeri geldiğinde dağa taşa haykırırsın. Öyle de yaptım, " SEVİYORUM LAN SEVİYORUM HER ŞEYE RAĞMEN " Ama sevmek yetmiyormuş, yürüdükçe anladım. Yalnız başıma yürürken sokaklarda, yaptığım hataları farkederken birer birer, ister istemez parmak uçlarıma kayan gözlerimin ışığa direnci kırılmıştı sanki, artık karanlığın bir parçasıydım... Sevmek karanlığa ait bir kavram değildir ama adı sadece sevmek olanın karanlıktan başka gidecek yeri de yoktur. Bakmayın böyle konuştuğuma bu kadar karamsar bir insan değilim. Yıllar geçti üstünden tesiri de pek kaldı denemez. İşime hayatıma baktım, elimden geldiği kadar düzelttim bazı şeyleri. Geleceğe hep umutla baktım, hep inanarak attım adımlarımı ama geçmiş geride kalan bir şey değilmiş, hep yanında yürürmüş, onu da zamanla anladım... Mesih paşa imamı- aklımda.. Teşekkürler:)
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
10/10
·316 syf.·
2017 18. kitabı
Etrafımızda bulunan insanların bir çoğunun Türkçe hakkında bir fikri vardır. Gerçekte ise kendi dillerinin yalnızca 300-400 kelimesini bilip konuşurlar. Dünyanın en zengin dillerinden birine sahip olmamıza rağmen bu kadar az kelime ile konuşmak doğrusu acınacak bir vaziyettir. Şunu ifade etmeliyim ki Türkçe ve Türk dili hakkında pek çok kitap okudum fakat bahsedeceğim ilk üç kitaptan biri bu eser olur. Türkçenin Sırları bizleri bildiğimizi sandığımız Türkçe hakkında uzun ve güzel bir yolculuğa çıkarıyor. Bu yolda Türkçenin gerçekte ne olduğunu ve ne olmadığını anlıyorsunuz. Öncelikle Türkçeyi yalnızca köken olarak Türkçe olan kelimelerden ibaret saymak en yanlış yaklaşımlardan biridir. Böyle bir sistemi kabul edecek olsanız bugün konuşmanız pek mümkün değildir çünkü farklı dillerden birçok kelimeyi dilimize aldık. Bu dilimizin kötü olduğunu göstermez bilakis çok zengin ve gelişmiş bir dil olduğunu gösterir. Çünkü dil doğar, gelişir ve ölür. Bu sebeple Öz Türkçeyi savunmak dilin gelişimine zincir vurmak demektir. Bu da kökeni Türkçe olan kelimeler yerine yabancı sözcükleri kullanalım demek değildir. Türkçe halkın konuştuğu dildir. Bir sözcüğü halk kabul etmiş onu yıllarca kullanmışsa o kelime artık bizim olmuş demektir. Osmanlı Türkçesi sanıldığı gibi yalnızca Arabî ve Farisî'den gelme sözler değildir. Bunun en güzel örneklerinden biri efendi kelimesidir. Bu kelime bize Yunancadan geçmiştir. Bugün bu kelimeyi dilimizden çıkarmaya çalışmak asırların emeğini ve bununla birlikte sayısız kelimeyi çöpe atmak demektir. Hanımefendi, beyefendi, efendimiz, efendilik etmek gibi sayısız kelimeden de kopmak demek olacaktır. Biz dili daha güzel hale getiriyoruz, özümüze dönüyoruz diyerek hareket edenlerin aslında dilde yıkım hareketine giriştiğini görememek hakikatten uzaklaşmak
Türkçenin SırlarıNihad Sâmi Banarlı · Kubbealtı Neşriyatı · 20242,918 okunma
Onur Gökgöz
bir edebiyat öğrencisi olarak size teşekkür ediyorum. Türkçeye verilen veya verilmesi gereken değeri, Türkçe üzerindeki bu anlamsızlaştırma uğraşlarına karşın çok güzel bir açıklama olmuş. Bazı şeyler yıllar geçtikçe önemini daha da kaybediyor. Sizin bu incelemeniz üzerinden tam 9 yıl geçmiş ama günümüzde bu denli doğru cümleleri kuran insan sayısı oldukça az. Teşekkürler :)
Neden başkası için yaşayacaksın ki? Kendin için bile yaşamak istemezken hem de.
Sayfa 92 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
1000 Kitap
Onur Gökgöz
İnsan kendi hikayesinin başrolü olamayınca başkalarının hikayelerine başrol olmak istiyor...