Ahh Boka, Nemecsek ,Gereb, Barabas, Csele, Csonakos beni tekrar çocukluğumun o arka sokaklarına götürdüğünüz için teşekkür ederim. O kadar akıcı ve muhteşem bir hikaye ki, elimden düşürmeden bi solukta okudum. Biz eskilerin çok çok özlem duyduğu bir çocukluğu, yazar bize tekrar yaşatıyor.
Sizin bilmem ama bizim çocukluğumuzun da bir arsası vardı hatta bir kaç tane boş arsa vardı.Biri piknik yapmalık, biri futbol oynamalık, biri evcilik oynamalık, biri saklambaç oynamalık diye bir sürü arsayı oyun alanımız olarak kullanırdık. Şimdi o arsaların her biri beton doldu. Çocukluğumun geçtiği o sokakta hiçbir hatırayı canlandıracak bir tek kalıntı bile yok. Neyse ki, Pal Sokağı Çocukları gibi çocukluğu hatırlatan kitaplar var.
Sokakta büyüyen çocukların en güzel çocuklar olduğuna inanıyorum. Çünkü biz hayal kurmasını bilen çocuklardık, düşüp dizimiz kanasa oyun bozulmasın diye acısını gerçekten duymazdık asıl acı olan oyunu yarıda bırakmaktı.
Bu kitapta da nefis bir çocukluk yaşanıyor, düşman diye tanımladıkları diğer mahallenin çocukları da tam olarak düşman diyemeyeceğimiz türden.Dünyadaki bütün çocukların Pal sokağından bir kere geçip, bu arkadaşlarla tanışmasını selamlaşmasını tavsiye ederim. Pal Sokağı ÇocuklarıFerenc Molnar
Gündelik hayatta kimlerin etkisi altındayız, hangi fikirlerimizin çıkış noktası başka fikirlerden esinlenmiş ve gerçekten tamamen özgür olabilmek mümkün mü? Peki ya özgürlükten bizi alıkoyan şeyleri yine biz mi belirliyoruz?
Totalitarizm diyince baskıcı güçleri, devletin toplum üzerindeki baskısını, toplumun bireyler üzerindeki kalıplara dökülmüş sayısız kuralı aklımıza getiriyoruz. Yaratıcılığımızın sınırlarını bilmeden çocuklarımızı yetiştirilip, sırf geçmişteki deneyimlerin devamlılığı örf adet yerini bulsun diye birçok yenilikten özgürlükten mahrum bırakılıyoruz.
Kitabın içinde bir çok konuda totalitarizmin üzerimizdeki etkisini ele alarak çözümlemeye gitmiş.İnsanın bireysel düşünce özgürlüğünün dizginlerini eline alabilmek için sürüden ayrılmayı söylüyor; eleştirel gözün yaratıcılığa yeni serüvenler katan bir yol olduğunu ve bu yolda kaybolmamızı öneriyor.Yeni ufuklar açacağından okumanızı tavsiye ederim. Cehenneme ÖvgüGündüz Vassaf
Psikanalizin doğumuna şahitlik edip, felsefenin en karanlık sokaklarından aydınlığı arayan bir kaç entelektüel insanların sohbetine eşlik edeceğiniz muhteşem bir eser. Bu sohbetlerin arasında kalmış olmak, gerçek hayatta felsefik bir sohbet arkadaşımın yokluğu kalbimi acıttı desem yeridir. Her insan derinlere inip oranın soğuk havasını soluyup ve eşlik edilmesi için bir dost arıyor ve ben bunu bu kitapla yaşadım. Bu sohbetin bitmemesini isteyen sadece Breuer ve Nietzche değildi, anlamak için gözümü kapatıp anlamlandırmaya hayatıma öz yaparak içtim kitabı. Bu eseri okurken kimi zaman yalnızlığımla gurur duydum, kimi zaman dostlarıma özlem duydum. Dostluk yalnızca anlaşıldığında ve anlamlandırıldığında bir nimete dönüşüyor.
Kitabın içindeki bir çok satırın altını çizmekten kitap karalamaya döndü. Kişiliklerin çözümlenmesini, saplantılardan kurtulmanın yollarını, kendine içe doğru bakan insanların yolunu bulmasının daha kolay olduğunu, Tanrıyla ve Tanrısız yaşamanın her türlüsünün nasıl birşey olduğunu, özgürlüğün ama kendine karşı olan bir özgürlüğün nasıl hafifletici olduğunu okuyacaksınız.
Muhteşem bir kurguyla, edebiyatın sokaklarında felsefe ve psikolojiyle harmanlanan bir yolculuk yaşayacaksınız. Nietzsche AğladığındaIrvin D. Yalom