Kitap baştan sona kadar, yazar olmaya çalışan bir insanın, en insani özelliği olan barınma ve beslenme ihtiyaçlarının en dip halini ve bu halin içindeki ruhsal durumlarını konu almıştır. Yazarın güçlü anlatımı bu duyguları size yakından tattırıp insanlığı anlamaya yardımcı oluyor.
Açlığın sınırının ne olduğunu elbette bilmiyorum bunu sadece anlayabilir olduğumu düşünüyordum, kitabı okurken hissedebilmeyi de öğrendim.Tüm yaşam fonksiyonlarını etkilen her türlü açlığı birebir yaşatıyor, çok güçlü bir anlatımı ve akıcılığa sahip olduğunu söyleyebilirim.
Kitapta anlatılan sadece yoksul bir adamın acıları değil, aynı zamanda gururlu olup; o halde iyi bir insan olmaya hala gayret gösterebilmesidir.
Dostoyevski’nin 1848 yılında (yani sürgünden bir yıl önce) yazdığı ilk kitaplarından birisi ve Dostoyevskiyle tanışmak için çok iyi bir eser; zira kitaplarındaki karakterlerin özelliklerini yavaş yavaş anlamak için, onun zihnine oturttuğu edebiyat tarzının oluşumunu izleyebiliyorsunuz. Çok merak uyandırıcı bir yazım dili olduğundan okumak çok keyifli ve doyurucuydu.Beyaz geceler öyküsü ulaşılmaz bir aşk hikayesini anlatıyor. O kadar saf ve heyecan dolu aşklar yaşanmış o yıllarda, şimdi yaşananlar tozu bile olamaz diyor insan. Melankolik, yalnız bir adamın susuşlarını ve aşkın onu nasıl konuşturduğuna şahit olacaksınız.Beyaz Geceler’de ulaşılmaz bir aşkı anlatıp yok olmayı anlatırken, son hikayesinde (Yufka yürekli) ulaşılmış bir aşkın yani fazla sevincin yaşattığı sonu okuyacaksınız.
Keyifle okudum.
Tavsiye ederim.
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski
Yazarla tanıştığım ilk kitaptı ve yazarın da edebiyat dünyasındaki ilk kitabı olma özelliğini taşıyor ve hissettiriyor.Öncelikle çok daha iyi kitaplar okuyan insanların beğenmesi çok zor. Anlatımı bana göre yavan ve çok fazla virgüllü detaylandırma var. Bu yüzden okurken dikkatim buna yöneldi. Anlatımı da farklı bir şekilde geriye sarıp, ileriye giden bi yapıda olduğu için biraz dikkat istiyor.
İçeriği çok hüzünlü ve edebi anlatımı bana göre 4/10 diyebilirim.
Konu olarak; o yıllardaki gençlerin yaşabileceği bir dönemi anlattığı için kendinize yakın duyguları hissettirebileceğinden beğeniyle karşılanabilir, fakat bana hitap etmedi.
Sanat filmi izliyor gibi bir hisle 2 saatte okudum. Çocukluğun Soğuk GeceleriTezer Özlü