...Aklımızın almayacağı bazı şeyler vardır. Adalet duygumuzu aşan şeyler. Bu işin doğrusunu yanlışını biz söyleyemeyiz, bizim yargımız burada işlemez...
Benim o evde iki tane bulaşık makinesi var mesela. Bulaşık makinesi yerleştirmeye üşendiğim için iki tane aldım. Birinde temizler duruyor,öbüründe kirliler. Temizden alıp kullanıyorum, kirliyi ötekine yerleştiriyorum. Böylece tabakları, bardakları dolaba yerleştirme derdim olmuyor. Bu ablalar arıyor, diyorlar ki bana sıvı yağı ne yapalım? Yemek yapmış, bulaşığı yıkamış, atık yağı ne yapacağı kalmış. Valla helal olsun!
İskender Pala'nın ilk okuduğum eseri Kitab-ı Aşk ve devamı gelecek.
Kitap aşkın türlerini anlatıyor. Aşka çok güzel değinmiş. Günümüz de basit bir duyguymuş gibi lanse edilen, biri olmazsa ötekine aşık olurum düşüncesini bana göre yıkan bir kitap. Aşkın yüceliğine, gercek Aşkın ne oldugunu okudukça hayran kaldım.
Aşk; aşkın içinde ki aşkı bulmak,sevgili de gercek sevgiliyi keşfetmektir bana göre. Kitapta tam olarak bunu anlatıyor. Aşkın günümüzde, doğuda,batıda, Tasavvufta ve Divan Edebiyatı'nda ki yerine değinilmiş ve son olarakta çok güzel bir hikaye ile kitaba nokta konulmuş. Gercekten okunmaya değecek bir kitap.
Kitabı dil bakımdan yorumlayacak olursam biraz ağır bir dili vardı. Özellikle Divan Aşkını okurken çok zorlandım. Yazar her ne kadar yazdıklarını acıklamış olsa da bana biraz ağır geldi. Onun dısında çok güzeldi.
Aşkı tanımak bilmek isteyen herkese tavsiye ederim. Aşkın içinde ki aşkı kesfetmeniz dileğiyle. Okuyacak olanlara şimdiden keyifli okumalar....