TOG Kitap Arkadaşım Projesi
Birlikte okuyup tartışıp bağışlıyoruz Daha iyi bir dünya inşa ediyoruz
Formu doldurarak aramıza katılabilirsiniz
Murat Ergin, Demet, Esma, Ahmet KarakuşSelma Nur Arslan
Açlık her yerdeydi. Yüksek yüksek binalardan fırlatılmış, sıra sıra asılmış olan sefil kıyafetlerden sarkıyordu; Açlık samanla, paçavrayla, tahta parçaları ve kâğıtla yamanmıştı bunlara; adamın testereyle kestiği her bir odun parçasında gösteriyordu kendini. Açlık tütmeyen bacalardan gözünü dikmiş bakıyor, çöplerinin içinde tek bir yiyecek kırıntısı olmayan, pislik içindeki sokakta kocaman dikiliyordu.
Değerli üyelerimizden Esma Turgut'un Meczup adlı kitaptaki 'Yedi Benlik' adlı bölüm ile ilgili inceleme yazısı için kendisine teşekkür ediyoruz.
"Bazen elimizde olanın kıymetini bilemiyoruz ve bunu hepimiz zaman zaman yapıyoruz öyle değil mi? 'Yedi Benlik' adlı bölümde 1'den 6'ya kadar olan benliklerin hepsinin sahip oldukları şeyler var ve bunların kötü yanlarını konuşarak isyan ediyorlar. Ama 7. benliğin elinde isyan edebileceği hiçbir şey yok. Bence yazarımız bu bölümde, bazen bizi sıkıntıya düşüren, canımızı sıkan, bizi üzen şeylerin varlığının bile hiçsizlikten daha değerli olduğunu anlatmış. Yani bize mutsuzluk, can sıkıntısı gibi olumsuz duyguları veren şeylerin bile varlığının hiç olmamasından daha iyi olduğunu vurgulamış."
Esma, Meczup, Halil Cibran
"Yaşım ilerledikçe, şiir kitaplarında yelda'nın gözü uyku tutmayan, bitmek bilmez gecenin sona ermesini, güneşin doğup onları sevdiklerine kavuşturmasını bekleyen aşıklara acı çektiren, yıldızsız bir gece olduğunu okudum. "
Zamanların en iyisiydi, zamanların en kötüsüydü, hem akıl çağıydı hem aptallık, hem inanç devriydi hem de kuşku, aydınlık mevsimiydi, karanlık mevsimiydi, hem umut baharı hem de umutsuzluk kışıydı, hem her şeyimiz vardı hem hiçbir şeyimiz yoktu.
"İnsanları yaraları da birleştirmezse daha ne birleştirir, değil mi?
Yara aynı yara, dil aynı dil. Biz neden bu kadar yalnızız..."
Şükrü Erbaş , Çırpınıp İçinde Döndüğüm Dünya