Kitaprafyablog

Kitaprafyablog
@Kitaprafyablog
Doğa, umut ve keşif dolu bu sıcacık bir hikâye sizleri bekliyor. Her bir sayfasında sizi içine çekecek, yüreğinizi ısıtacak ve belki de hayata bambaşka bir gözle bakmanızı sağlayacak bir yolculuk başlıyor.
Dış Ticaret
Üniversite
110 okur puanı
Aralık 2022 tarihinde katıldı
Kitap okumak, sadece kelimeleri gözden geçirmek değildir. Aslında insanın kendi içine doğru çıktığı sessiz bir yolculuktur. Bir kitabın kapağını açtığın an, bulunduğun ortam değişir; odan aynı kalsa bile ruhun başka bir zamana, başka bir hayata taşınır. Gürültüler azalır, düşünceler sakinleşir ve kalbin sayfaların ritmine uyum sağlar. Bazen bir karakterin sevincinde kendini bulursun, bazen de hiç tanımadığın bir acıyı sanki yıllardır yaşıyormuş gibi hissedersin. Kitaplar insana empatiyi öğretir. Hiç gitmediğin şehirlerde yürür, hiç yaşamadığın hayatlarda nefes alırsın. Bir annenin özlemini, bir çocuğun korkusunu, bir âşığın sessizliğini kalbinin içinde taşımaya başlarsın. Bu yüzden kitaplar sadece bilgi değil, duygu da verir. Okurken zamanın nasıl geçtiğini anlamazsın. Saatler dakikaya dönüşür. Bir cümle bazen bütün gününü etkiler. Küçücük bir satır, insanın düşünce şeklini bile değiştirebilir. Kitaplar insanın zihnini beslerken kalbini de iyileştirir. Yorgun bir günde sayfalar sanki “dur, biraz nefes al” der gibi sarar insanı. Bazı kitaplar vardır, bitince boşluk hissi bırakır. Kahramanlar sanki evinden taşınmış gibi olur. Onlarla gülmüş, üzülmüş, beklemişsindir. Kapattığında odada bir sessizlik kalır ama kalbin hâlâ hikâyenin içindedir. İşte o an anlarsın; okudukların sadece kağıtta kalmamış, ruhuna yerleşmiştir. Kitap okumak aynı zamanda kendini tanımaktır. Hangi satırda durduğunu, hangi cümlede gözlerinin dolduğunu fark edersin. İnsan bazen kendini anlatamaz ama bir yazar onun yerine hislerini cümlelere döker. “Ben de böyle hissediyorum” dediğin her satır, insanın içini biraz daha aydınlatır. Bir kitap bazen kaçıştır, bazen sığınak. Hayatın kalabalığında yorulduğunda, sayfalar sessiz bir liman olur. Kimse bir şey sormaz, kimse acele ettirmez. Sadece sen ve
Düşünce
Reklam
Küçük Prens
“İnsan büyüdükçe gökyüzüne daha az bakıyor. Yıldızları süs sanıyor, oysa onlar umut taşır. Küçük Prens’in dünyasında her gezegen bir kalpti aslında; kimi sevgisizdi, kimi kibirli, kimi yalnız… Ama hepsi bir şey öğretirdi. İnsan da hayatında karşılaştığı her insandan bir iz alır. Kimi seni yorar, kimi büyütür, kimi de sana kim olduğunu hatırlatır. Birini ‘evcilleştirmek’ sorumluluk ister. Çünkü bağ kurduğun anda artık kaçamazsın. Sevmek, sadece hoşlanmak değil; emek vermek, beklemek ve korumaktır. Kalbinle bakmadıkça, dünyanın en güzel şeyleri bile görünmez kalır.”
Alıntı
Küçük Prens
“Büyükler her şeyi sayılarla anlamaya çalışır. Kaç yaşında, kaç lira kazanıyor, evi kaç odalı… Oysa bir insanı tanımak için bunlar yetmez. Onun hangi şarkıda durup düşündüğünü, hangi manzarada sustuğunu, hangi cümlede kalbinin hızlandığını bilmek gerekir. Küçük Prens’in dediği gibi, asıl önemli olan gözle görülmez. İnsan ancak kalbiyle baktığında gerçeği fark eder. Sevdiğin şeyi özel yapan, ona verdiğin emektir. Bir gülü bin gülden ayıran, onun başında geçirdiğin zamandır.”
Alıntı
Tutunamayanlar
“Vazgeçmek bazen güçsüzlük sanılır. Oysa insanı tüketen yerde durmak cesarettir. Her savaşı kazanamazsın ama kendini kaybettiğin hiçbir savaşı kazanmamalısın. Hayat, kalbini koruyabilenleri uzun yolda tutar.”
Alıntı
Uçurtma Avcısı
“Bazı yalnızlıklar kalabalıkta olur. İnsan güler, konuşur, anlatır ama içinde kimse yoktur. O boşluğu dolduran şey insan sayısı değil, bağdır. Kalbinin kapısını açtığın kişi, dünyayı sessizce güzelleştirir.”
Alıntı
Reklam