Derin insan derin kuyular gibidir. İçlerine düşen nesne dibe uzun zamanda varır. Beklemekten yana ötedenberi sabırsız davranan seyirciler bu insanları duygusuz ve haşin - çoğu zaman da cansıkıcı - bulurlar .
Aydın olmak, gösterişli kıyafet giymek veya boynunda kolalı yakayla gezmek ya da başına modaya uygun şapka takmak demek değildir. Aydın demek halkın beyni olmak demektir. Halk, sizi eğitim alarak yüksek maaşlar alasınız, akşamları restoranlarda oturup okuma salonları denen yerlerde kağıt ve domino oynayasınız diye yetiştirmedi. Böyle yapanlar aydın değil, aydın müsveddeleridir. Sizler halkın aklını, iradesini, enerjisini ve vicdanını harekete geçirmekle mükellefsiniz.
Kahraman, büyük insan gerçekten de bir şimşektir ama halk yığınları ne balçık ne de saman öbeğidir. Yığınlar şimşeğin içinden çıktığı kara bulutlardır. Eğer bulutlar elektrikle yüklüyseler şimşek çakar. Eğer bukut elektrikle yüklü değilse şimşek hiçbir şekilde oluşmaz... Bulut sadece su buharı olarak kalır. Halk da aynen böyledir: Eğer halkın içinde azamet ve kahramanlık ruhu varsa o halktan büyük insanlar, kahramanlar çıkar. Eğer halk yığınları sadece soğuk bir sis ise hiçbir güç onda şimşek çaktıramaz.