Mümin kişi yolunu seçmiştir. Doğru istikamete koyulmuştur. Ama işte bütün tehlikeler, şeytanın bütün mesaisi, nefsin bütün tuzakları bu yolun üzerindedir. Şeytan azmış insanları ne yapsın? Onun hedefi, doğru yolda temiz bir kalple ibadete koyulmuş olanlardır. Bu nedenle mümin, her an bir yol ayrımındadır, doğru ile yanlış, son nefese kadar sürecek bir sınamanın araçları olarak, her an adımının altında olacaktır.
Düşünün bakalım televizyon karşısında muhallebi gibi gevşemiş bir Müslümanda değil cihat etmek, acaba kalkıp bir farzı ifa edecek kuvvet ve istek kalmış mıdır?
Çocuklar geliştikçe beyinleri de ebeveynlerinin beyinlerinin aynası halini alır. Diğer bir deyişle, ebeveynin kendi gelişmesi ve olgunlaşması veya bunlardan yoksun olması, çocuğun da beynini etkiler.
Derlerdi ona bütün melekler
Hâkinde senin Sezai bekler
Bekler gibi bir yetimi mâder
Bekler gibi bir mezarı ahter
Bekler gibi bir afitabı hâver
Bekler gibi zül-celâli mahşer
Derlerdi ona bütün melekler
Toprağında senin Sezai bekler
Bekler gibi bir yetimi anne
Bekler gibi bir mezarı yıldız
Bekler gibi güneşi doğu
Bekler gibi Allah'ı mahşer