Hadi bakalım hazırlanın, gidiyorsunuz. Nereye, kimle açıkçası pek bir önemi yok. Burada tek önemli olan bavulunuza almayacaklarınız. Evet, doğru duydunuz. Bavulunuza neyi koymazsınız böyle bir senaryoda onu soruyorum sizlere. Çünkü bu kitapta tam da bunlar konuşulacak, bavula sığmayan, olmayan, oldurulamayanlar. Hazır mısınız? Buyrun, başlayalım.
Nermin Yıldırım’ın ilk öykü ve en son kitabı olan Bavula Sığmayan, benim de kendisinden okuduğum son kitabı oldu. Hayatımda ilk defa bir yazarın sırası ile tüm kitaplarını okudum. Bu benim için çok kıymetli, bu nedenle de Nermin Hanım’ın yeri hep ayrı olacak.
Bavula Sığmayan bir öykü kitabı. Kendi içerisinde yazar gruplandırmış öykülerini. İlk öyküsü bence çok yazara ait. Başka bir kitapta da okusam ne kadar da Nermin Yıldırım’ın kalemi diyebilirdim. Klasik bir Türk ailesinin kızlarını evlendirme telaşesi diye başlıyorsunuz kitaba daha sonra kızlarından, babadan ve anneden bir aileyi okuyorsunuz. Ama her ilerleyişte diğerleri ile bağlantıyı gördükçe buruk bir gülümseme kalıyor yüzünüzde. Bu öykü bağlı ve en uzun öykü kitaba dair. Diğer hepsi kısa kısa ama derin anlamlar içeren öyküler.
Kısacık öykülerle bile sizi düşüncelere sürükleyen, hayattan koparan bir kitap bana göre. İçerisinde en fazla iki, üç tanesine giremedim. Onun dışında beni etkileyen, okumaktan keyif aldığım bir kitap oldu.
Kitabı kapattım ve şimdi bitirmişken düşünüyorum. Bir yerden giderken yanıma ne alıyorum ya da bavuluma tam olarak ne sığmıyor, neyi sığdıramıyorum?
Hepinize keyifli okumalar dilerim