Müzik beni hiç avutamadı; ama artık, oyalayamıyor da. Kafamda kırk tilki var. Bunlardan:
5'i durmadan kendilerini bıçaklayan şair tilkiler;
5'i yaşamlarını şiirle ve şairle alay etmeye adamış, dizelerle konuşan tilkiler;
1’i topal bir toplum tilkisi (o, cennetliktir);
1’i nihilist bir tilki;
1’i ahlakçı, ama artık bunamış, ne dediği belli olmayan, en terbiyesiz tilki (diğerlerinin yaptıklarını o söyler);
1'i saf görünen, ama göründüğünden de saf bir tilki;
2'si karşıt görüşlü filozof tilkiler (tutarsızlığımın nedeni);
1’i hiç ortalıkta görünmeyen, çok korkak bir tilki;
1’i "Yokluk hakkımdır- en doğal hakkım; yaşamdan iptalimi istiyorum," diye bağıran tilki;
5'i yazar tilkiler;
5'i bir tanesinin büyük harfleri okumayı sökebildiği, yazar tilkilerin müridi tilkiler;
2'si eleştirmen tilkiler;
1’i durmadan gülen tilki;
1’i parlak fikirleri olan camgöz tilki:
("Neden evin çatısına kulübe yapıp kiraya vermiyoruz?"
"Neden bahçeyi büyükbaş hayvanlara kiralamıyoruz?"
"Neden kuyudan su çekip satmıyoruz?"
"Neden bahçedeki ıhlamur ağacını kaynatmıyoruz?");
8'i boş inançlar ile zavallı umutları incelik, duyarlık yerine koyan; herkesin akıl edip de söylemeye utandığı şeyleri zekâ, can sıkıntısını derin duygu, sarhoşluğu çılgınlık sayan; değer biçmeye ve biçtirmeye bir türlü son veremeyen; kabuksuz, kılıfsız, kendilerine ölü bir salyangozun kabuğunu yuva edinemeyen; birlikte dolaşan ama birbirlerine dönüp bakmaya ürken; ne durmayı ne hareket etmeyi bilen çaresiz tilkiler (saf tilkinin en sevdikleri).
Şunu söylemeliyim ki ben bu kadar değildim; henüz bitmedim ama, eksildim. Yakında yalnızca suyum kalacak, ve bu yüzden bana kızılacak.
- Allah, Allah, yahni bitmiş - kim yedi bunu?
İşte o an, başa dönebilsem; yahniden önceki tarihime - birden bir keçi, bir sığır, bir domuz olarak,