Katlanmayı öğrenmek yerine tatsız olan her şeyin kökünü kazımak. Hangisi daha onurludur usumsuzca, acımasız kaderin sapan taşlarına ve oklarına katlanmak mı yoksa silah kuşanıp karşı koyarak son vermek mi dert yağmuruna... Ama siz bunların hiçbirini yapmıyorsunuz ne Katlanıyor ne de karşı koyuyorsunuz yalnızca sapan taşlarını ve oklarını siliyorsunuz yeryüzünden kolayına kaçıyorsunuz
Yaşları ilerledikçe insanları dini yönelten şeyin ölüm ve ölümden sonraki şeylerin korkusu olduğunu söylerler. Fakat kendi deneyimin beni şu inanca yöneltti : böyle korku ve düşüncelerden apayrı olarak dini duygular Biz yaşlandıkça gelişme eğilimi gösterirler Çünkü ihtiraslarımız ateşini yitirdikçe Hayal düşlerimiz ve duygularımız köreldikçe aklımız daha rahat işler hale gelir bir zamanlar aklımızı Çelen imgeler Arzular ve heves lerden arındıkça Tanrı gizlendiği bulutların arkasından görünür ruhumuz bütün aydınlıkları kaynağı olan bu varlığı hisseder görür ve ona yönelir bu yöneliş doğal ve kaçınılmazdır duygular dünyasına canlılığını ve cazibesini veren her şeye Artık yitirmekte olduğumuz için o Muazzam varolus artık içsel yada dışsal etkilerle desteklenmediği için kalıcı bir şeye bizi asla yanıltmayacak bir şeye tutunma ihtiyacı hissederiz bir gerçekliğe mutlak ve edebi bir gerçeğe tutunmak isteriz. Evet kaçınılmaz bir şekilde Tanrıya yöneliriz.