Yalan ancak ayrıntılarla gerçek olur. Birini kandırmanın en iyi yolu ayrıntılardır. Tabii ayrıntıların sayısı arttıkça, daha sonra hatırlanması gerekenlerin de sayısı artar.
"...
Sadece bilgisine aykırı konuşanlar değildir yalan söyleyenler, bilgisizliğine aykırı konuşanlardır asıl yalan söyleyenler. Böyle konuşursunuz başkalarıyla ilişkinizde kendi hakkınızda ve aldatırsınız komşunuzu bu konuda.
Böyle söyler deli: “İnsanlarla ilişki bozar insanın karakterrini, özellikle de, yoksa bir karakteri.”
..."
.... Fakat ben bütün gayretime rağmen içinde bulunduğum hayata alışamadım Kim bilir , belki Sen ve etrafındakiler haklıydınız Ben bu hayatı anlayamadım ... Onun için Sana yardım edemedim Seni sükut-u hayale uğrattım Ben sana rehber değil ancak yoldaş olabildim fakat ikimiz de yolu bilmiyorduk ve birbirimize yük olmaktan birbirimizi şaşırtmaktan başka birşey yapamadık Ayrılmamız lazım... Selametin yalnızlıkta olduğunu görüyorum artık Herhangi bir insanın Senin ayaklarına dolaşmaması lazım Ben hayatta kimseye haksızlık ve fenalık yapmamaya çalışmış bir insanım Benim akıbetimden dolayı kendini asla mesul sayma... Sen bana değil , kendine karşı kabahatlisin...
İlişkideki üstünlük, sadece, ötekine hiçbir biçimde ve türde gereksinim duyulmamasından ve bunu belli etmekten ileri gelir. Bu yüzden kadın olsun erkek olsun herkese ara sıra, ondan bal gibi de vazgeçebileceğimizi duyumsatmak yararlıdır, dostluğu pekiştirir; hatta , çoğu insana ara sıra birazcık küçümseme hissettirmenin bir zararı yoktur; Böylece dostluğumuza daha da çok değer verirler, harika bir italyan atasözü "Saygı duymayana saygı duyulur" diyor.