Koleksiyoncu öyle bir roman ki, okurun hangi gözle baktığına göre şekil değiştiriyor; adeta herkesin elinde başka bir kitaba dönüşüyor. Bir kelebek koleksiyoncusunun, âşık olduğu genç bir kızı zindana
Giriş bölümü ve sonunda kahramanı kendini trenin altına atarak intihar edişi kalmış belleğimde. "Bütün mutlu aileler birbirine benzer; her mutsuz aileninse kendine özel bir mutsuzluğu vardır." Böyle başlıyordu.