Hemen gelme Camilla;burada tek başıma oturup bu ender duyulan heyecana alışayım;zihnim eşsiz zerafetinin sonsuz yalnızlığında gezinirken yalnız bırak beni;bir süre için,açık gözlerle seni düşleyip açlığını çekmek istiyorum.
Ama memleketin hali ne olacak?Benim merak ettiğim o.Ne olacak?Adam artık hayatını kazanamıyor.Ekip biçerek kazanamadığı ortada.Ne olacak o halde,soruyorum size.Bir türlü bulamıyorum.Kime sorarsam sorayım,onlar da bulamıyor.
Ama...nasıl bir cesaret bu böyle?İnsan nasıl olur da kendi türüne böyle güven ve inanç besler?İnsanoğluna bu tür inancı öğretecek öyle az şey oluyor ki dünyada.
Sabırsız,mevcut ana odaklanan bir toplumda,hangi özelliğimizin kalıcı değer taşıdığına nasıl karar verebiliriz?Kısa vadeye kilitlenmiş bir ekonomide nasıl uzun vadeli hedeflere sahip olabiliriz?Her an parçalanan veya sürekli olarak yeniden şekillendirilen kurumlarda,karşılıklı sadakat ve bağlılık nasıl sürdürülebilir?