Diplomalarımız, yüksek lisanslarımız, doktoralarımız, uzmanlıklarımız, kartvizitlerimiz, sıfatlarımız; sanki bize en önemli hakikati "acziyetimizi" unutturmak için tasarlanmış.
Entelektüelin aktardığı bilgi, sadece 'bilmekle' tamam olur. Alimlerin ve ariflerin aktardığı bilgi ise ancak 'yapmakla' tamam olur. Aradaki aşılmaz fark, budur.
İlginçtir; Yusuf aleyhisselam bir kadının şerrinden kurtulmak için senelerce hapiste kalmayı göze almış; torunu Musa aleyhisselam ise bir kadına ulaşabilmek için senelerce işçilik/çobanlık yapmıştır. Demek ki kadın vardır, yüzünü görmektense zindana girmek evlâdır; kadın vardır, ona ulaşmak için uğrunda yıllarca çalışılsa sezâdır. İyi de, nedir bu kadınların farkı? Boyu posu mu, kaşı gözü mü? Değil. Bu kadınların farkı, üslup farkıdır, yani ŞAHSİYET farkı...
“Namaz kılmıyorum ama benim kalbim temiz!”diyen yalancılara şu soruyla mukabele etmek de mümkün tabi: “Efendimiz Aleyhisselamın kalbi (hâşâ) senin kalbin kadar temiz değil miydi de sabahlara kadar namaz kıldı o mübarek? Di mi ama?..Anlaşılıyor ki “benimkalbimtemizciler” sahtekarın önde gidenleridir. Hatta bu herifler , sahtekarın önde koşanları, önde uçanları ve hatta önde ışınlananlarıdır..