Bir akşam vakti öylesine koyulmuş bir bankta su damlalamaları ilisiyor kulağıma. Sigaramın hasta dumanlarını izliyorum. Ölümü parçalıyor ellerim.
Ruhum un ufak..
Sahi neydi yaşamak
Gökyüzünün silik mavisi ne zamana kadar saklayacak gözyaşlarımı.
Güneşim geceye kapılmışken
Ne zaman bana da çiçekler açacak
Vahşi bir hayvana emanet etmişim canımı sanki.
Dans eden otlar mi nasibini alacak her seferinde rüzgardan?
Nefesim bile yetmiyor ic çekmeme
Nerden atlasam bulutlara erişebilirim
Nereye assam kendimi gömülü hazineye ulaşabilirim.
Böyle düşünceler geziniyor zihnimde.
Akşam çöktü mü
Kimsesizler mezarını andırıyor içim.
Öyle kalabalık bir yalnızlık
Öyle canlı bir ölüm..