Ahmet bölükçü

Ahmet bölükçü
Kitap okumayan , sağdan soldan alıntı yapan , takipçi kasmak için istek atanlar takip isteği atmayın!!!
Matematik Öğretmeni
Selçuk Üniversitesi
Gaziantep
Gaziantep, 8 Mayıs
85 okur puanı
Mayıs 2020 tarihinde katıldı
9/10
·148 syf.·
2017 31. kitabı
Bazı kitaplar vardır, okunur, sadece kelimeler ve cümleler hatırlatır bize o kitabı, tahlil edilir ve unutulur. Bazı kitaplar vardır, hiç eskimez, etkisini hiç yitirmez. Yıllar sonra aynı kitabı okumaya karar verdiğinizde bile tadının farklılaşacağını, önceki okumadan daha çok derinleşeceğini bilir ve hissedersiniz, ancak etkisi aynı kalır, ne eksilir ne eskir, belli bir zamana değil, tüm zamanlara aittir, zamansızdır. Siddartha bu tür kitaplardan biri, kesinlikle bir başyapıt. Yolculuk... Kendi ben’ini bulma yolunda aşkı, mutluluğu, bilgiyi, hakikati, hikmeti arayış. Her şeyden önce nefsten arınmak, kendi ben’inin özüne girmeye çalışmak… Siddartha’nın yolculuğunda karşısına çıkan her şey öğreticidir, her insan bir fikir, her fikir, kendini bulma yolunda bir arayış… Bir varış noktası olmayan yol, insanı varacağı yere götüremeyendir ama arayışın kendisidir aynı zamanda. Siddhartha; hem yoldur, hem yolcudur, hem yolda karşılaşanlardır hem de bunların hiçbiri olmaya yetmeyen bir samanadır… Düşüncelerimiz ve çevremizde olan şeyler sürekli gelişip değişse de temel olan felsefe hep aynı kalır. Gerçeğe ulaşmak için katettiğimiz yollar hepimiz için farklılık gösterse de, gerçeğin yerinin aslında hep sabit kalması gibi. Hepimizin hikâyelerinin farklı olması, ama vardığımız ortak değerlerin aynı olması gibi. Babasının Siddartha’ya olan sevgisi, geleceğin bilge kişisi olarak görmesi onu mutlu etmiyordu. “Kalabalığın oluşturduğu sürüde kimseye zararı olmayan aptal bir koyun” olamayacağını biliyordu, ama babasının olmasını istediği kişi olmanın ona yetmeyeceğinin, aradığı şeyin bu olmadığının da farkındaydı. Bilge kişilerin öğretileri de onu göze almakta olduğu yolculuğa çıkmasına engel olmuyordu. Arkadaşı Govinda ile kendi özünü bulmak için yolculuğa çıkacaktı. Arınmış olmak;
Edebiyat
SiddharthaHermann Hesse · Can Yayınları · 202446,9bin okunma
Ahmet bölükçü isimli okura yanıt verildi
Ahmet bölükçü
Ben teşekkür ederim, iyi okumalar size :)
Reklam
9/10
·148 syf.·
2017 31. kitabı
Bazı kitaplar vardır, okunur, sadece kelimeler ve cümleler hatırlatır bize o kitabı, tahlil edilir ve unutulur. Bazı kitaplar vardır, hiç eskimez, etkisini hiç yitirmez. Yıllar sonra aynı kitabı okumaya karar verdiğinizde bile tadının farklılaşacağını, önceki okumadan daha çok derinleşeceğini bilir ve hissedersiniz, ancak etkisi aynı kalır, ne eksilir ne eskir, belli bir zamana değil, tüm zamanlara aittir, zamansızdır. Siddartha bu tür kitaplardan biri, kesinlikle bir başyapıt. Yolculuk... Kendi ben’ini bulma yolunda aşkı, mutluluğu, bilgiyi, hakikati, hikmeti arayış. Her şeyden önce nefsten arınmak, kendi ben’inin özüne girmeye çalışmak… Siddartha’nın yolculuğunda karşısına çıkan her şey öğreticidir, her insan bir fikir, her fikir, kendini bulma yolunda bir arayış… Bir varış noktası olmayan yol, insanı varacağı yere götüremeyendir ama arayışın kendisidir aynı zamanda. Siddhartha; hem yoldur, hem yolcudur, hem yolda karşılaşanlardır hem de bunların hiçbiri olmaya yetmeyen bir samanadır… Düşüncelerimiz ve çevremizde olan şeyler sürekli gelişip değişse de temel olan felsefe hep aynı kalır. Gerçeğe ulaşmak için katettiğimiz yollar hepimiz için farklılık gösterse de, gerçeğin yerinin aslında hep sabit kalması gibi. Hepimizin hikâyelerinin farklı olması, ama vardığımız ortak değerlerin aynı olması gibi. Babasının Siddartha’ya olan sevgisi, geleceğin bilge kişisi olarak görmesi onu mutlu etmiyordu. “Kalabalığın oluşturduğu sürüde kimseye zararı olmayan aptal bir koyun” olamayacağını biliyordu, ama babasının olmasını istediği kişi olmanın ona yetmeyeceğinin, aradığı şeyin bu olmadığının da farkındaydı. Bilge kişilerin öğretileri de onu göze almakta olduğu yolculuğa çıkmasına engel olmuyordu. Arkadaşı Govinda ile kendi özünü bulmak için yolculuğa çıkacaktı. Arınmış olmak;
Edebiyat
SiddharthaHermann Hesse · Can Yayınları · 202446,9bin okunma
Ahmet bölükçü
Yorumunuzu çok beğendim kaleminize sağlık, çok iyi açıklamışsınız. Tek bir ekleme yapmak isterim,analizde vasudeva’nın eksikliğini gördüm ,bu analiz de O’da olmalıydı 😊
hayatımda yarım bıraktığım ilk kitap oldu
6/10
·438 syf.··
2021 21. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 23 Nisan 2021 15:54
Yazar üstat Yaşar Kemal’i eleştirmek haddim değil, Kitabı da anlatmaya , tarif etmeye gerek yok İNCE MEMED dedin mi az okuyan bir insan bile o kitabı bilir hakkında yorum yapar o kadar bilindik bir kitap. Tabi bide önemli bir okur kitlesinin de Türkiye’de yazılmış en iyi yerli kitap yorumlarını da unutmamak lazım.Bende bu hevesle merakla ne zamandır ertelediğim bu kitaba başladım fakat her geçen sayfada hayal kırıklığım artmaya devam ediyordu, yok yok olamaz açılacaktır kitap, elbet bir şeyler katacaktır diye bekleye bekleye birinci kitabı bitirdim.Kitap sıradan bir eşkiyalık kurgusu içinde geçen tipik Anadolu öyküsünü içeren bir kitapmış meğer :( ne şaşırttı ne bir şey kattı ne de ufkumu açtı. Onun içinde birinci kitabı bitirip yarım bırakmaya karar verdim , bir gün zaman derdim olmayacak yapacak hiç bir işim olmayacak okuyacak hiç bir kitabım kalmayacak olursa 2-3-4 kitapları okuyacağım.Fakat aklımın bir köşesinde ise ; benim okuyup göremediğim insanların en iyi yerli kitap diye atfettikleri bu kitapta ne buldukları olacak ?
Edebiyat
İnce Memed 1Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202374,2bin okunma
Şeyma isimli okura yanıt verildi
Ahmet bölükçü
Bir kaç insandanda sizinkine ve kendi yorumuma benzer yorumlar alınca biraz rahatladım.Kitabın akıcılığı çok iyi, bence bu akıcılığından dolayı ve insanlara ağır gelmediği için çok tutulmuş,okunmuş olduğunu düşünüyorum. Bazıları 2. Kitaptan sonra açıldığını söylüyor ama kitap zaten açık, orda sıkıntı yok mesele bu kadar övgüyü hak edecek ne katıyor oluşu ne vardı bu kitapta ? Neredeyse hiç birşey 😏
10/10
·520 syf.··
Beğendi
·
2021 18. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 04 Nisan 2021 23:25
Okuduklarım içinde beni fazlasıyla etkileyen kitapların başında diye adlandıracağım bir kitap olacak. İnsan olgunlaştıkça bazı muhabbetler o kadar sığ, bazı düşünceler öyle anlamsız geliyorki bu duyguların benzerini yaşayanlar bilir, bunun için bende Martin Eden’in kitabın sonlarına doğru yaşadığı hissiyatı iliklerime kadar hissettim. Bazı kitapları okuduğum zaman iki sebepten dolayı üzüntü oluyor içimde; birinci sebebi böyle mükemmel bir kitabın bitiyor oluşu , ikinci sebebi ise böyle mükemmel bir eserden sonra o seviyeye çıkacak kitap sayısının çok fazla olmayışı ve bunu seviyede eser bulmamın zor oluşunun farkına varışım , kitabın her sayfasından o kadar lezzet aldım ki hemen bitmesin diye azar azar okumayı bile düşündüm ama olmadı bu mükemmel eserde sona erdi. Eserin Aldığı övgülerin az olduğunu düşünüyorum yarından itibaren bütün öğrencilerime daha fazla öve öve Martin Eden’i tavsiye etmeye başlayacağım :)
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025134,7bin okunma
Yunus küçük isimli okura yanıt verildi
Ahmet bölükçü
Hayır sayın hocam :) çocuk pes etmemeyi bir şeyi iyi yaptığını düşünüyorsa onun için vazgeçmemesi gerektiğini vs Bu kitapla gayet güzel bir şekilde fark edecek. Yaymaya çalışmamın sebebi budur yani ;)
8/10
·168 syf.·
2018 10. kitabı
Çocukluk, Tolstoy'un çocukluğuna dair birçok noktayı yakalayabileceğimiz "şeker portakalı" tadında bir kitap. Karakterler derin ruh tahlillerine tabi tutulmamasına rağmen kalbimizde hemencecik yer ediniyorlar. Karl İvanoviç(öğretmeni), Natalya Nikolayevna (annesi), Natalya Savişna ise kitapta beni en çok etkileyen karakterler. Sırf Natalya Savişna'nın sadıklığı ve Natalya Nikolayevna'nın efsane güzel kalbi için bile okunabilir. Tolstoy'un derin anne sevgisi ise şu dizelerde açıklamaya ihtiyaç duyulmadan anlaşılıyor: Zaten güzel olan annemin yüzü, gülümseyince, bir kat daha güzelleşir, çevreye sanki neşe saçardı. Eğer, yaşamımın en acı dakikalarında bir an için olsun, bu gülümsemesini görmek fırsatını bulsaydım, keder nedir bilmezdim. Yüz güzelliği denen şey, bence tatlı bir gülümsemede toplanır, eğer gülümseme bir yüzü güzelleştiriyorsa, o yüz güzeldir, eğer değiştiriyorsa, bu yüz şöyle böyle bir yüzdür, bozuyorsa çirkindir. Acaba Tolstoy'un bu kadar etkileyici şekilde anlatmasının altında, karakterleri okuyucuya benimsetip kendi yaşamından kesitlerin olduğu bölümleri kaçırmamızı sağlamak olabilir mı?Saçmalıyorum büyük ihtimalle ama olur mu olur. Din konusunda neden bu kadar takıntılı olduğu benim için halen merak konusu. Çocukluğunu anlattığı kitapta dahi, Hristiyanlığın bağnazlık yönüne kaşla göz arasında Grişa karakteri üzerinden değinmiş. Buradan çıkaracağımız sonuç, çocukluğunda bu tür bağnazlıklardan etkilenmesinden dolayı doğruyu aramaya çalışması olarak görülebilir mi? Ben etkileyici buldum. Öneririm. İlkgençlik ile devam ediyorum, tüm 1k okurlarına keyifli okumalar dilerim :))
Etkinlik
ÇocuklukLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20249,4bin okunma
Ahmet bölükçü
Çocukluğu yeni bitirdim incelemeleri okurken sizin yorumunuza denk geldim, ve din konusunda takıntılı olduğundan bahsetmişsiniz gerçekten öyle . Hatta kafasında şöyle bir düşünce olduğu söyleniyor ; yeni bir din oluşturmalı daha iyi daha düzgün daha bozulmamış sadece iyilik ve güzellik üzerine...Bizim takıntı olarak adlandırdığımız şey aslında bu düşüncelerden başka bir şey değil sanki