Bir insanın, bilgisi, düşünceleri, mantığı, ahlakı, hülasa (kısacası) her şeyiyle bir kül (bütün) olduğunu henüz anlayan yok. Bu muhtelif (farklı) taraflar bir insanda ne kadar ayrı çehre gösterirse göstersin, bir noktada birleşir ve bir ahenk vücuda getirirler. O nokta da şahsiyet dediğimiz şeydir.