Anadolu'nun tozlu yollarında üç kuruşa tamah eden, bir lokma ekmeğin nice kan ve göz yaşıyla yoğrularak yapıldığını anlatan, çok sıcak ve içten bir hikaye kitabı, yaşar Kemal'in müthiş betimle yeteneğini büyük bir keyifle okudum, Yer Demir Gök Bakır deyiminden ilham alınarak insanların kadim çaresizliği en ince ayrintilariyla gözler önüne sermiş, ama caresizlik içinde bile sarılabilecek nice umutlar olduğunu, yaşamak isteğinin nedenli güçlü bir duygu olduğunu her hikayede üstüne basa basa anlatmış ustad.
Kitabı severek okumuştum, daha sonra İspanyol bir yazarın romanının cakması olduğunu öğrendim, bir miktar hayal kırıklığı olsa da uyarlama bir roman olarak kabul edilebilir, geçmiş ile şimdiki zamanda akan iki hikayeyi işliyor yazar, flaşbek yöntemini de güzel kullanmış, okurken gizemi barındıran ve sürekli şimdi ne olacak diye merakta bırakan bir kitap.