On ikinci yüzyılda, Keşişler okuma sürecini kolaylaştırmak için kitaplara bölüm başlıkları ve altbaşlıklar vermeye başladılar. Gönderme yapmayı kolaylaştırmak için her bölüme, her kitaya bir sayı vermeye, yaptıkları alıntıları metnin geri kalan kısmından ayırabilmek için bunların altını farklı renklerle çizmeye başladılar. Konuda bir degişiklik olduğunda satır başının hemen altına yatay bir çizgi çizerek paragrafın ortaya çıkmasını sağladılar (para-graphos: "Yazılan şeyin yanı sıra").
Böylece kitap bölümlere ayrıldıktan sonra keşişler konu olarak görülen şeye bir giriş yaptılar, sayfa numaralarını gösteren bir içindekiler tablosu konuya ön giriş sağlar oldu.
İnsanların yürekleriyle düşündüklerine inanan Pueblo Kızılderilileri bana, Amerikalıların kafalarıyla düşündüklerine inandıkları için deli olduklarını söylemişlerdi. Kimi zenci kabileleri ruhun ne kafada ne yürekte yer aldığına inanırlar, onlara göre ruh karnın içindedir.
Günün birinde Cuang Cou, bir kelebek olduğunu, neşeli, hayattan memnun bir kelebek olduğunu
rüyasında görmüş. Bu kelebeğin Cuang Cou'dan
haberi bile yokmuş.
Birdenbire uyanmış, bir de görmüş ki, gerçekten
Cuang Cou imiş. Şimdi artık, Cuang Cou rüyasında
bir kelebek mi olmuştu, yoksa bir kelebek rüyasında kendini Cuang Cou olarak m görüyor, bunu bilemiyormuş.
Bir kelebekle Cuang Cou arasında fark vardır.
Fakat, ne dersin, varlıklar işte böyle değişirler.