İnsanların çılgınlık dediği şey, Tanrı için aklın ta kendisidir. Tüm insan düşüncelerinden sıyrılan akıl, Tanrı düşüncesine ulaşır sonunda; bu düşünce, akıl dışı ve çılgınca bir şeydir bizim için. Oysa bu düşünceye varan, mutluluğun da mutsuzluğun da üstüne çıkar; umursamaz olur tıpkı Tanrı gibi.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Yetenekleri olan her insan acımayı hak eder: Ressam, renklerden daha ne elde edecektir? Şair, nasıl uyandıracaktır yorgun, uykulu sözcükleri? Peki tüm ses bağdaşımlarının düşünülmüş olduğu bir dünyada müzisyenenin geleceğine ne demeli? Derinden mutsuzdurlar, karmaşık olana bağlanmışlardır tümüyle. Sanatın çıkmaz yolunu, mirastan yoksun bırakıldıklarını unutmaları için şaşkınlıklarını sövüp saymamalı, onları ilgi çemberine almalıyız.
İnsanların bir delilik nöbeti sırasında ne yaptıklarını bilmediklerini söylemeleri saçmadır, yalandır. Her şeyi biliyordum ve bir saniye bile kendimi kaybetmedim. İçimdeki hiddet buharlarını kızıştırdıkça, içimdeki bilinç ışıkları da öyle bir parlıyordu ki, yaptıklarımı görmemem olanaksızdı.
Sabit fikir halini almış üstünlüğü sadece zihinseldi. En azından o öyle düşünüyordu. Ben uğraşmıştım oysa! Normal olmak için çabalamıştım. Dünyayla aynı hızda dönmeye. Yapabildiğim kadarıyla benim düşüşüm en üst noktadan değil, hiçbir yerdendi. Hiçbir zaman yükseldiğimi hayal etmediğim için --çünkü buna kanıt olacak herhangi bir şey yaratmamıştım-- düşüşüm de bir boşlukta gerçekleşiyordu. Hiçbir yerden hiçbir yere düşüyordum. Kafamı kaldırdığımda, ucundan atladığım tramplen göremiyordum. Ama Kayra dünyanın ve altı milyar insanın üzerine kurduğu tahta bir tramplenden kendini boşluğa bıraktığını düşünüyordu...