Melek CAN

Melek CAN
@Melek_CAN1
Aşırı Gerçekçilik (Silahlara Veda İnceleme)
7/10
·382 syf.··
Beğendi
·
2024 9. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 20 Mart 2024 14:49
Kitabın yazarı Hemingway nobel ödüllü bir yazar. Nobel ödülü aldığı Yaşlı Adam ve Deniz kitabını da Çanlar Kimin İçin Çalıyor da okudum. Bunu da okudum ve uzun bir süre Hemingway okumaya ara vereceğim gibi. Hemingway kısa ve öz üslubuyla bilinen bir yazar. Hatta dünyanın en kısa hikayesini de o yazmıştır. ( Satılık ikinci el hiç kullanılmamış bebek arabası) Galiba benim onda sevmediğim şey de bu oldu. Kelimelerden tasarruf ede ede yazması sanki üstünde durması gereken şeylere yeterince yer vermemiş hissi uyandırdı. Beni kitaba bağlayamadı ve o duyguyu hissettiremedi. Keşke biraz 'edebiyat' yapsaymış. Kelimeler konusunda lüks yaşasaymış. Kitabı dikkatli ve zevk alma düşüncesi olmadan incelediğinizde kaliteli bir eser olduğunu anlıyorsunuz ama dediğim gibi duygu asla geçmiyor. Şahsen savaşla ilgili çoğu sanat eserlerini severim. Dibine kadar sömürebileceğiniz harika bir konudur savaş. Nasıl yazarsanız yazın okuyucuya o his geçer. Tabii hepsi kaliteli olmaz. Bu kitap biraz bunun tam tersini yaşamış kaliteli olmasına rağmen hissettirememiş. Bunun sebepleri ilk başta dediğim kelime tasarrufu ve de aşırı gerçekçi diyaloglar. Aşırı gerçekçi diyalog yazmak zordur evet ama bunlara sıkça yer verince karakterlerin sohbetini yakalayamıyor gibi oluyorsunuz. Bir diğer nedeni de sanırım psikolojik tahlillerin az olması. Bir kitabı kitap yapan en önemli şeylerden biridir bence psikolojik tahlil. O yoksa kitap 1-0 geride başlar. Bu kitapta psikolojik tahliller bana az geldi. Yazar bunu anlatmaya gerek yok okuyucu zaten anlar düşüncesiyle sanırım birçok şeyden kısmış. Ve de ana karakterin o vıcık vıcık aşkı.. Bilemiyorum ergen olmam ve aşk kitaptaları okumayı sevmediğimden belki ama kitaptaki aşk hiç de etkileyici gelmedi bana. Ayrıldıklarına mutlu bile olmuş olabilirim. Kitabın sonundaki yazarın yazım aşmasına ait
Dünya Klasikleri
Silahlara VedaErnest Hemingway · Bilgi Yayınevi · 20257,9bin okunma
Reklam
Bu Yazarı Okuyun!(Cam kapının ardı inceleme)
8/10
·146 syf.··
2024 10. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 24 Mart 2024 08:40
Japon edebiyatı ülkemizde ithakinin japon klasiklerini çevirmesiyle popülerleşmeye başladı. Editör Ömer Ezer bir animeden tanımış bu yazarların çoğunu. Ben de aynı animeyi izlemiştim. İzlediğim bir elin parmağını geçmez animelerden en kötüsüydü dürüst olayım.(Bungo stray dogs) Yaptıkları çeviri fikri gayet güzel bir çalışma. Kitap okuma alışkanlığı olmayan gençleri yeni şeylerle tanıştırdılar. (Bazı ergenler koca yazarları da anime karakteri gibi ağızlarında sakız etmiş ama neyse.) Ayrıca batı kültürü rüzgarı yüzünden kıymet bilinmeyen bu eserleri dilimize kazandırdılar. Hem onlara hem de bu kitabın yayınevi Africano'ya teşekkürler Neyse Kitabı anlatacaksak kitapta pek bir şey yok demekle başlayayım. Yazarın ölümüne yakın yıllarda, hastalıkla boğuştuğu dönemde gazetelere yazdığı anı niteliğindeki yazılar bunlar. Ama oldukça etkileyici. Bir insanın gerçek hayatı oluşundan belki de ya da muhteşem yazım dilinden ben kitaptan oldukça etkilendim. Sürekli hastalıkla boğuşan bir insan olarak ölüm düşünceleri ve yeni yeni canlanan anıları sıklıkla yer edinmiş kitapta. Yazarla beraber ölümü ben de düşledim ve anılarda yolculuk yaptım. Bambaşka kültürden gelen aramızda hiçbir benzerlik olmayan biri beni nasıl bu kadar etkiledi acaba? Yazım dili akıcıydı ve kitabı kısa bir sürede bitirdim. Kitabı etkileyici kılan da bu dildi bence. Yazarın öteki kitaplarını da okuyacağım. Tabii düzgün bir okuma listem olmadığı için muhtemel uzunca bir süre sonra. Ama siz benden erken davranıp okuyabilirsiniz. Animede pek gösterilen bir karakter olmadığından galiba o kadar da ünlü değil. Genellikle Dazai Osamu'nun adını duyarsınız.(Çoğu izleyicinin en sevdiği karakter) O da beni etkilemiş bir yazar ama kesinlikle Natsume'yi okuyun. (Tekrar okudum incelemeyi ve sebepsiz yere sanki en kötü
İnsan ve Hayat
Cam Kapının ArdıNatsume Soseki · Africano Kitap · 2020732 okunma
Robot hikayelerine Harika Bir Yaklaşım(Ben, Robot İnceleme)
8/10
·238 syf.··
Beğendi
·
2023 48. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 01 Aralık 2023 09:12
Hepimiz bilim-kurgu okumayı ve izlemeyi severiz. Hayal gücümüzün sınırlarını aşan o dünyalar her zaman büyülü gelmiştir. Bir o kadar da gerçekçi... Bilimkurgular gelecek hayallerimizin yazılı metnidir. Çoğunlukla gelecek nesilleri anlattığı ve güncel bilimsel gelişmelerle ilgili olduğu için kendi zamanına daha çok hitap eder. Yazıldıkları dönemin güncel fikri eskiyince eserin de ışığı söner. Şu an kimse bilmem kaç yılında yüksek binaların şehri ele geçirdiği bir bilim kurgu okumak istemez. Çünkü bizler için bina oldukça sıradandır. Bu yüzden merak unsuru sönük kalır. Bilim-kurguların evrenselliğinin yüksek olduğunu söyleyemeyiz. Ama öyle bilim-kurgu eserleri vardır ki her çağa hitap eden evrensel eserlerdir. Bu türde klasikleşmiştir. İşte “Ben, Robot” da bunlardan biri. Nasıl ki Mary Shelley 'nin Frankenstein ya da Modern Prometheus 'ı bilim kurgunun anasıysa Isaac Asimov 'un da Ben Robot 'u bilim kurgunun babasıdır. Hepimiz robotlar, yapay zekalar hakkında bilim kurgular okumayı severiz. Günün birinde robotların dünyayı ele geçirmesini hayal etmek oldukça eğlenceli ve hâlâ revaçta. Yavaş yavaş hayalden de gerçeğe dönüyor. ‘Ben, Robot’ da yazılan ilk robot kurgusu olmasa da robotlar hakkındaki bilimkurgu kitaplarının temelini oluşturuyor. Bunu da koyduğu yasalarla sağlıyor. İsac Asimov robot hikayelerini yazarken robotların çalışma prensiplerini düşünüyor ve hikayelerinin temeli olan üç kanun yazıyor. 1. Robotlar insanlara zarar veremez ya da eylemsiz kalarak onlara zarar gelmesine göz yumamaz. 2. Robotlar birinci kanunla çelişmediği müddetçe insanların emirlerini yerine getirmek zorundadır. 3. Robotlar birinci ve ikinci kanunla çelişmediği müddetçe kendi varlığını korumak zorundadır. Bu yasalar robot hikayelerinin kurmaca dünyasının mantıksal temelini oluşturuyor. Günümüzde bile bu yasalar robot
Bilim Kurgu Distopya
Ben RobotIsaac Asimov · İthaki Yayınları · 20229,4bin okunma
Beğenmediklerimden (Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş İnceleme)
2/10
·236 syf.··
Beğendi
·
2024 4. kitabı
·
37 günde okudu
·
Okunma: 29 Ocak 2024 18:52
Beğenmediğim kitaplardan birinin incelemesiyle daha birlikteyiz. Kitabı anca bitirebildim. Öğretmenim sınav yapacağı için okudum ama sınava kadar her şeyi unutacağımdır. Kitabın kişisel beğenilerimin dışında da kötü bir kitap olduğunu düşünüyorum. İlk nedeni yayın evi. Bu kadar kötü editörlük, düzenleme, çevirme daha önce çok az görmüşümdür. Düzgün paragraf ayırmama mı dersiniz, diyalog yazamama mı dersiniz, arada üşenip çevirmeme mi dersiniz... Hepsi var. Diyaloglar iç içe yazılmış ve sadece bir virgül ile ayrılmış. Şahsen anlamada o kadar da zorluk çekmedim ama çok saçma. Bu şekil yazımı daha önce başka hiçbir yayında görmedim. Bir paragrafın başına çeviri bile yapmamışlar. Last but not least yazısını bildiğiniz çevirmemişler. (bkz.syf135) Sonuncu ama en önemlisi diye basit bir şekilde çevrilebilecek bir kelime grubunu niye çevirmezler anlamıyorum. Bir de çevirmemeyi uygun gördüklerinden değil büyük olasılıkla üşendiklerinden. Dipnot falan da yazmamışlar hakkında. Bunun gibi bir sürü yayınevi kaynaklı olduğunu düşündüğüm sorun var. Hepsi de ayıptır söylemesi okumamı zehir etti. Bütün günahı yayınevinde bulmayalım, yazarla beraber fifti fifti paylaşalım. Kitabı okuduğumda bir taslak okuyormuş gibi hissettim. Tamamlanmamış bitmemiş bir eser. Atılması ve eklenmesi gereken, düzenlenmesi gereken bir sürü mantık hatası var. Yazar sürekli kendisiyle konuşma içinde ama bu konuşma Oğuz Atay'ın vb. gibi değil. Eserde olmaması gereken en azından bana göre yakışıksız kalan bir şey. Kitapta yazar kendi kendi de bir sürü mantık hatası buluyor ve bunları hafiften hafiften düzeltiyor ama sanki geri dönüp eserin başını değiştirmeyi unutuyor. Bunlar da kitabı düzensiz kılıyor. Yazar ölüm karakterini uhrevi bir varlıklı mı yoksa basit bir iskelet gibi mi işleyeceğini bulamamış. Bir
Edebiyat & Roman
Ölüm Bir Varmış Bir YokmuşJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınevi · 202015,4bin okunma
İki Zalimin Hikayesi
8/10
·494 syf.··
Beğendi
·
2023 37. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 07 Eylül 2023 19:02
Spoiler içerir! Nadiren gerçekleşen inceleme tutulmalarından birine yakalandınız. Benim o kadar da harika olmayan incelememi okuma şansı kazandınız. İki Şehrin Hikayesi... Bu kitap hakkında herkesin bildiği ve en çarpıcı şey giriş cümlesi. "Zamanların en iyisiydi, zamanların en kötüsüydü..." Ben kitabı daha önceden iş çocuk klasiklerinden okumuştum. Eski dönem bir filmini de izlemiştim. Olay örgüsünü biliyordum. O yüzden daha çok edebi zevk almaya çalışarak okudum. Ama tekrar tekrar bilmediğim olaylarla karşılaştım. Klasik Fransız edebiyatı; hiçbir önemi yok dediğiniz karakter ileride sürpriiiiiz diye çıkıyor. Romanın kendisi de olay bakımından dopdolu. Yani sıkıcı klasik havası yok. Sürekli iki şehir arasında koştura koştura macera yaşıyorsunuz. Hasan Ali Klasiklerinde olmayan kitap arkası bilgiler:Hikaye Fransız ihtilali zamanları Paris ve Londra'da geçiyor. Hikayenin ismi de burdan geliyor. Ana karakterimiz bir doktor, öteki onun kızı, bir öteki genç bir adam. Doktor Manette, hayata geri dönüyor - yazar böyle diyor. Yıllardır görmediği, akıl sağlığından yoksunken saçlarını sakladığı biricik kızıyla mutlu bir hayat sürmeye dönüyor. Tabii pek de uygun bir zamanda değil. Yıllardan Fransız devrimi. Paris'te teker teker bütün soylular düşüyor, kelleri de giyotin sehpasından. İnsanlar " Özgürlük, Eşitlik, Kardeşlik ya da Ölüm Cumhuriyeti" diye vahşice bağırıyorlar. Huzurlu bir şekilde evinizde otururken dışarıdan kalabalık, gürültülü adım seslerinin gelmesi gibi. Kendilerini, uzak durmaya çalıştıkları kargaşanın içinde buluyorlar ana karakterler. Ben kitabı bayaa sevdim. Tarafsızlığın da tarafsızı tarih yazıcılığı budur. "Yaşasin ihtilal, mütlüyüz artık, kötü adamlar yok. Yuppi" havası bu kitapta yok. Tam tersine dibine kadar övdüğümüz ihtilalin vahşetini görüyoruz.
Dünya Klasikleri
İki Şehrin HikâyesiCharles Dickens · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202076,5bin okunma
Reklam