Belki de hâlâ çocuktum: İstemediğim konuları bazen düşünmemeyi başarabiliyordum. Bazen de tam tersi oluyor, düşünmeyi istemediğim bir resmi ya da kelimeyi aklımdan hiç çıkaramıyordum.
Bu genç beyinler, bu tutkulu kişilikler doğru bir yöne kanalize edilebilseydi ülkeye ne kadar yararlı olurlardı, diye yazıklanmaktan kendimi alamıyorum…
“Her yaşam milyonlarca seçim ihtiva eder. Kimi büyük, kimi küçük. Fakat bir kararın yerine başka bir karar geçtiğinde, bütün sonuçlarda değişir. Dönüşü olmayan bir sapma gerçekleşir ve bu da başka sapmaları yol açar…”
“Araftakilerden biri olmayı seviyorum. Tamamlanmamış şeyleri seviyorum. Ölümün her daim bir seçenek olması hoşuma gidiyor. Hayatı sonuna götürmemeyi seviyorum ben…”