Sen uyanıklığa değil, önceki bir düşe uyanmışsın.
O düş, bir başka düşle sarmallıdır…
ve bu böyle sonsuza kadar gider. Geriye dönerken izlemen gereken yolun sonu yoktur.
Çocukların uçurtmalarına benziyorsun
Biliyor musun...
Rüzgârı hiç dinmeyen bir mavilikte
Güneşli sular gibi gülümsüyor yüzün.
Ve ben çok aşağılarda
Katı ülkesinde toprağın
Tutulmuş heyecanına
Titreyerek izliyorum süzülüşünü...
Bir hazin hızla uzaklaşıyor her şey.
Alnımı dayayıp camlara,
Turuncu bir yangına, ayaklanan anılara
Günün bitişini seyrediyorum saatlerce.
Gözlerimi kırpmadan, başımı çevirmeden.
Bir gün… kısacık bir gün
Nasıl da benziyor insanın
Bütün bir ömrüne…