Açık sözlü olmak sanıldığı kadar iyi bir şey değil çünkü, gerçek ağırsa, tanınmayacak kadar parçalanmış bile olsa her zaman ağırdır, açıkça söylenen sözler ustura gibi kesiyor insanı. Gerçek boşuna açılmış, şifasız bir yara haline geliyor. Ama açıkça söylenmeyince de bir yere varılmıyor, insanı muallakta bırakan bir hal bütün hücreleri yıpratarak sürüp gidiyor.
Şimdi onunla ve onsuz yaşadıklarımı hatırlamaya çalıştığımda, zamanın ileriye akan bir çizgi değil giderek daha hızlı kaynayan bir kazan olduğunu görüyorum. Tüm hayatım, yaşadığım her şey kaynıyor bu kazanın içinde ve korkutucu olan şu ki, hızla buharlaşıyor.