Esma

Acılar yüzünde yer etmemiş, kederler yüzünü soldurmamıstı daha. Güçlüydü, umutluydu, inanmıştı.
Ve tam on bin yıldır arayıp bulamadığımız fazilet Sonra mezarlıklar dolusu günah Genelevler dolusu namus.
İnsan dilediği anda ölmeli, dilediği anda yaşamalıydı.
Bir kaçıştı kitaplar, hakikat tüm acımasızlığıyla çarptığında yüzüne kitapların ne hükmü kaldı.
Insanın çevresindekilerce sevilmesi, aranılan bir kimse olduğunu sezmesi kadar büyük bir mutluluk olamaz!