Ayça Sabuncuoğlu çevirisini okuyup kitapla bağ kuramamıştım fakat Kâmuran Şipal çevirisi müthiş. Gregor Samsa'nın böcek formundayken insanlığıyla ilişkisini daha net anlayabilmesi ve kahramanın sıradan biri olması harika işlenmiş.
Eski kelimelerin yoğun kullanılmasını sevmememe rağmen İhsan Oktay Anar'a bu tarz çok yakışıyor. Üstelik bu yoğunluk, kitabın akıcılığını bozmamış ve kitabın (ve de yazarın) kendine has bir tavrı olmasını sağlamış. Tarihsel karakterlerden kurgusal olaylar yaratması çok hoş. Kitap, sonlara doğru üst insan olmanın yüzeysel ve sıradan olmaktan geçtiğinden bahsediyor. Katılıp katılmamak size kalmış.
"Duran bir cismin hızı daha da azalırsa ne olur, bir hayâl edin!" demişti. "Bu cisim durur mu, yoksa hareket mi eder? Ayrıca bu dünya zâten, geleceğe giden bir zaman makinası. Hele hele gelecekteki fennî bir düşünün! Eğer bir yolunu bulup geleceğe gittiyse, İhsan Sait denilen adam, geleceğin ilim ve fenni, hikmeti ile yaşadığımız bu asra geri dönebilir pekâlâ!"