Çanağın içinde soğumuş biraz bulgur pilavı vardı. Ama yanında ekmek yoktu. Bir aralık galiba gidip ekmek aramaya davrandı. Önledim.
- Burası böyle işte efendi, ha deyince ekmek bile bulunmaz, senin anlayacağın, ekmeksiz köy...
diye mırıldandı ve pis pis sırıttı...
Kendine büyük güveni olan Yıldırım, mektuplarında meydan okumaktan, ölçüsüz hakaretler yağdırmaktan geri kalmıyor, ona "kudurmuş köpek" (kelb-i 'akûr) demekten çekinmiyor ve kendisinin kâfirlere karşı gazâ ile meşgul olduğunu belirtiyor, "bu tarafa gelmezsen üç talak ile zevcelerin boş olsun", ("in len ta't fe zevecâtike tawâlik selâsâ"), "ben de sana karşı çıkmazsam zevcelerim üç talâk ile boş olsun" diye ağır bir dil kullanıyordu.
Timur, bu meydan okumayı unutmayacak ve Bayezid'i tutsak aldığı zaman bunu hatırlatacaktır