yenihayat

8/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2026 21. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 26 Mart 2026 23:22
hagop baronyan ismi ilk kez mehmet fatih uslu’nun çok uzak çok yakın adlı kitabında modernleşen ermenice edebiyat alanının önderlerinden biri olarak karşıma çıkmıştı. o zaman okumak üzere zihnime yazmıştım. kendisi aslında bir tiyatro yazarı. en bilinen oyunlarından biri de şark dişçisi. bu postun konusu olan adabı muaşeretin zararları’nda ise tek tek bireylere bakarak 19. yüzyıl sonu ermeni toplumunun aile ve sosyal hayatını görünür kılmaya çalışmıştır. partoğimeros ağa, kamig ağa, margos ağa, melidos ağa,, merger ağa, giragos ağa gibi karakterler üzerinden gündelik hayatta ihtiyaç duyulan görgü kurallarının bazen insanları nasıl zor durumda bırakıp bunalttığını anlatır. anlatım şekli komik, alaycı ve iğneleyicidir. bu üslup baronyan edebiyatının imzasıdır. adabımuaşeretin zaraları 1886’da yazılmış bir metin olmasına rağmen dili son derece sade ve anlaşılır. kitap boyunca tamamı erkek karaktelerin hikayelerini okuyoruz. bu yüzden de aslında o dönemin ermeni toplumundaki erkeklerin yaşamına dair fikrimiz oluyor. kadınları ne ismi ne cismi yok. onların gölge varlıkları ancak erkekler, kadınlar hazırlıksız mıdır, yorgun mudur diye bile düşünmeden habersizce başka erkekleri yemeğe ve yatıya davet ettiğinde ortaya çıkıyor. şu noktayı da yazmazsam çatlarım: hagop baronyan, aynı dönemde ilk kitabı mayda’yı yazan feminist yazar sırpuhi düsap’ı alaycı bir dille eleştirmiş. baronyan’ı güle eğlene okusam da bu mesele yüzünden kendisine öfkelenmedim değil. velhasıl, adabımuaşeret denilen kavramın insanları nasıl kıskıvrak yakalayıp bunalttığını baronyan’ın satirik dilinden okumak eğlenceli bir tiyatro oyunu izlemek gibiydi. ismin yad olsun hagop ağa
Adabı Muaşeretin ZararlarıHagop Baronyan · Can Yayınları · 201660 okunma
Reklam
9/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 14 Şubat 2026 01:14
romancının romanı’nı okuyalı bir hayli oldu. daha önce yazmadığım için kendime söyleniyorum çünkü bu kitabı çok sevdim fakat şu anda detayları hafızamdan silinmiş durumda. bir şeyler anlatmayi deneyeceğim. burada kalsın istiyorum. avustralyalı elizabeth castello yaşlanmakta olan bir romancıdır.dünyanın çeşitli üniversitelerini dolaşarak konferanslar vermektedir. bu sırada oğlu da onunla birliktedir. kitabın bölümleri costello’nun sekiz konferansından oluşuyor. Elizabeth Castello bu konferanslarda insanlığın değer yargılarını felsefi ve ahlaki düzlemde tartışıyor. Birinci bölümde james joyce’un ulysses romanınadaki molly bloom karakterini farklı bir yorumla yazdığı romanı üzerinden gerçeklik meselesini tartışır. toplumsal gerçeklik denilen şey ile kadınları tutsak eden sistemi sorgular. daha bu ilk bölümde coetzee’nin anlatımının derinliği, karakterinin gözümün önünde bütün gerçekliği ve insanlığıyla belirmesi çok etkileyiciydi benim için kitabın en çarpıcı sayfaları costello’nun insanların hayvan kırımını yahudi s*ykırımına benzettiği konferans konuşmasıydı. dünyadaki canlılar hiyerarşisinde insanı birinci sıraya koyan değer yargısına sahip dinleyiciler tarafından bu tanımlama tabiiki aşırı bulundu. fakat ben senin zihnine hayran oldum coetzee.
Romancının RomanıJ. M. Coetzee · Can Yayınları · 2004203 okunma

yenihayat

, bir kitap okudu
8/10
·152 syf.··
Beğendi
·
5 günde okudu
·
Okunma: 26 Mart 2026 23:22
·
2026 21. kitabı
Hagop Baronyan
7.7/10 · 60 okunma

yenihayat

, bir kitap okudu
Puan vermedi·70 syf.·
2026 20. kitabı
Stefan Zweig
8.2/10 · 125bin okunma