Kızımla birlikte okuduğumuz Ali ve Okul, ilk bakışta sıcacık çizimleriyle içimizi ısıtan, okula başlama sürecini sevgi ve güven üzerinden anlatan tatlı bir hikâye. Kitapta söylendiği gibi “küçük bir süpürgeyle başlayan yolculuk”, aslında bir çocuğun büyüme adımlarını simgeliyor. Ali’nin hem babasından aldığı güç hem de arkadaşlarıyla paylaştığı mutluluk sayesinde kendi ışığını bulma süreci oldukça naif bir dille aktarılmış.
Hikâyede en çok hoşumuza giden nokta, baba çocuk ilişkisinin merkezde olmasıydı. Ali’nin babasıyla olan bağı, ona verdiği cesaret ve destek, okula başlama heyecanını daha anlamlı kılıyor. Bu yönüyle kitap, sadece çocuklara değil ebeveynlere de küçük bir hatırlatma yapıyor. Sevgi ve güven, bir çocuğun en güçlü dayanağı. Ali karakteri ise meraklı, duygularını yaşayan ve adım adım büyüyen bir çocuk olarak oldukça gerçekçi yansıtılmış.
Anlatım dili sade ve akıcı. Özellikle okul öncesi ve ilkokul çağındaki çocukların rahatlıkla anlayabileceği bir üslup tercih edilmiş. Yer yer masalsı bir hava seziliyor, bu da hikâyeyi daha yumuşak ve umut dolu kılıyor. Olay örgüsü çok karmaşık değil, daha çok duygu ve mesaj odaklı ilerliyor.
Şuayip Demir’in kalemi sıcak ve içten. Abartıya kaçmadan, didaktik bir tona bürünmeden vermek istediği mesajı sezdirerek anlatıyor. Özellikle sevgi, paylaşım ve özgüven temalarını doğal bir akış içinde sunması kitabın en güçlü yanlarından biri. Metinle çizimlerin uyumu da hikâyenin etkisini artırıyor, görseller Ali’nin dünyasını daha canlı ve sevimli hale getiriyor.
Ali ve Okul, çocuğunuzla birlikte okurken hem sohbet başlatan hem de duygusal bağ kurduran bir kitap. Okula başlama sürecinde olan çocuklar için motive edici, ebeveynler için ise yol gösterici küçük ama anlamlı bir hikâye diyebilirim.