Müderris İdris

“Tamam, ölenle ölünmüyor. Lâkin yaşayanla da yaşanılmıyor.”
Edebiyat
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
“Şöyle oluyor: Hep beraber babamı gömüyoruz, sonra annemi, sonra ağabeylerimi, sonra ablalarımı, sonra kardeşlerimi, sonra bacılarımı, sonra karımı, sonra büyük oğlumu, sonra kızımı, sonra küçük oğlumu... Ailemin fertleri tek tek kara toprağa girerek eksiliyor. Ben satranç tahtasındaki boyu devrilesi şah misali orada öylece dikiliyorum. Cenaze namazı kılmak sanki bana farz-ı ayın. Cesetlerle dolu, yanan bir uçağın yaralı pilotu gibiyim.”
Sayfa 30·Kitabı okudu
Edebiyat
Ey ! Göz kamaştıran, dünya köşkleri, Ey ! İşret kokulu, hevâ meşkleri, Ey ! Şeytan kurgusu, rüyâ aşkları; Çekilin yolumdan ! Hakk’a varayım… Ey ! Zarif kostümlü, sözde çağdaşlar, Ey ! Aydın geçinen, örümcek başlar, Ey ! Şâman fosili, putlaşan taşlar, Çekilin yolumdan! Hakk’a varayım… Ey ! Şefkat maskeli, yılan dilleri, Ey ! Kalem kullanan, fitne elleri, Ey ! Kimlik yitiren, insan selleri; Çekilin yolumdan ! Hakk’a varayım… 1995
Şiir
Özellikle çocuklarda karakter gelişiminin en önemli adımı çocuğun fikrini ciddiye almak, değerlendirmek ve ona göre bir davranış ortaya koymaktan geçer. Zira fikri alınan, düşünceleri önemsenen bir çocuk, “sen bilmezsin, anlamazsın denilerek büyütülen bir çocuğa göre çok daha özgüvenli, girişken, üretken ve saygın bir yetişkin olacaktır. Çocuk fıtratını okumayı bilen pek çok şahsiyet, tarih sayfalarına çocuğun fikrine verdiği önemi altın harflerle yazdırmıştır. Bunlardan en bilineni, II. Murat'ın, oğlu Fatih Sultan Mehmete henüz küçük bir çocukken verdiği değerin ve fikrine gösterdiği saygının işareti olan şu hikâyedir: “Günlerden bir gün, küçük Mehmet bir cami inşaatını izlemektedir. Caminin duvarına bir taşın yanlış konulduğunu görür. Ustabaşının yanına giderek, “Bu taşı yanlış koydunuz' der. Ustabaşı küçük bir çocuğun hükmüyle duvarı yıkmak istemez ve duymazdan gelir. Bu davranış küçük Mehmet'i kızdırır ve soluğu babasının yanında alır. Caminin yapımında yanlış taş koyulduğunu, düzeltilmesi için uyarıda bulunduğunu ama düzeltilmediğini anlatır. Bunun üzerine oğlunun hükümdar fıtratını daha beşikten okumaya başlayan baba II. Murat, Fatih'i de alarak camiye gider. Oğluna hangi taşın bozuk olduğunu sorar. Fatih'in gösterdiği taşın üzerine o vakte kadar iki sıra inşaat örülmüştür ama II. Murat'ın hükmü açıktır. “O taşı hemen düzeltin! Ustalar, yaptıkları duvarı yıkıp, Fatih'in yanlış bulduğu taşı çıkarırlar. II. Murat, sonrasında oğlu küçük Mehmete bir saygı nişanesi daha armağan ederek, o oldu' deyinceye kadar taşı tekrar tekrar koydurur. En sonunda Fatih Şimdi oldu babacığım! der ve caminin inşası kaldığı yerden devam eder... Bu hikâyenin bizlere gösterdiği gibi, fıtrat pedagojisi'nin temelinde çocuk ruhuna atfedilen azizlik, saygı ve sevgi yatar. Bu üç manşeti
Hayy Kitap·Kitabı okudu
Eğitim
Mutlu ve psikolojik olarak sağlıklı nesiller yetiştirmenin yolu, çocuğun mizacına, fıtratına, kendine ait özelliklerine saygı duymaktır. Onu ağaç yaşken eğilir sözüne uyup eğdirmeye çalışmaktansa, maharet olanın ağacın dallarını eğmeden yükseltmek olduğunun farkına varmaktır. Bu bağlamda denilebilir ki, çocuk eğitiminin en önemli inceliklerinden biri, çocuğu adam yerine koymaktır. Zira insan yetişkin de olsa, çocuk da olsa, hatta bebek de olsa ruhun yaşı yoktur. Yaş alan beden, deneyim kazanansa ruhtur. Bu nedenledir ki, pek çok büyük zat küçücük çocuklara hürmet etmiş, saygı göstermiş, nedeni sorulduğunda da ruhun azizliğini nazara vermiştir. Nitekim ruh, Allah'ın kendisinden üflediğidir ve bu nedenle her saygıyı hak eder.
Hayy Kitap·Kitabı okudu
Eğitim