Kitabı, ilk yayımlandığı zamanlarda şehrin belli noktalarındaki reklamlardan görmüştüm. Bu yıl, aidiyet hissime katkıda bulunur ümidiyle yanıma aldığım kitaplardan biri oldu. Ne var ki, hayal ettiğimin çok altında oldu her şey.
Kapak tasarımı güzeldi, isim de çekti beni, bir de Ötüken’de basıldığını görünce okumadan önceki incelememi çok derinleştirmemiştim. Yanılmışım.
Yazarın dili, beni çok rahatsız etti. Eski kelimeleri, cümleleri anlamsız bir tekrar içinde ve doğal durmayan bir akışla kullanmış. Konu başlıkları ilgi çekici iken, içeriklerin hemen hepsi niteliksiz geldi bana.
Yazar bir şehrin halkını tanıtmaktan ziyade, kendi çevresini anlatmış sanki. Koca kitap boyunca, neredeyse hiç Kürt’lerden bahsedilmemiş, gülünç buldum.
Fotoğrafların ve alıntıların bazıları güzeldi, bazı kısımları merakla okudum ama bir yerden sonra daha fazla tahammül edemeyip, bazı yerleri de
atlayarak okudum.
Van’lı Türkler için, biraz daha ilgi çekici gelecektir belki kitap ama Kürt’lere önermiyorum.